11 Freunde | Ağustos 2016 (Türkçe)

Fotoğraf: Serra Akçan

Alper Kaya, günlük yayınlanan solcu gazete Evrensel’de yazıyorsunuz. Darbe girişiminden sonra yepyeni bir Türkiye var. Ülkenin futbolunda bu durum ne demek?

Şu an için, hem Türkiye’nin hem de ülke futbolunun alacağı yolu kestirmek kolay değil. Ancak kısa vadeli geçmişe bir bakış atacak olursak; Türkiye’de suni olarak sürdürülmekte olan bir futbol atmosferi olduğu için bu olaylardan sportif bağlamda ciddi anlamda etkilenileceğini düşünmüyorum.

Çok değil bundan birkaç ay önce bu ülkenin başkentinde patlayan bomba sonrası ölen insanlar için Konya’da oynanan milli maçta saygı duruşu yuhalandı. Oluşturulan ortam, bu küçük ama tatsız örnekten hareketle rahatça anlaşılabilir… Fakat şunu rahatça söyleyebilirim ki belki milli kadro açısından bir değişim olmayacaktır ama bilhassa alt liglerde ciddi bir teknik direktör ve futbolcu kıyımı yaşanacağını düşünüyorum. Gülen cemaatine bağlı olduğu çoktandır bilinen bazı teknik direktörlerin yanı sıra isimleri fısıltıyla zikredilen pek çok isim için iş anlamında sıkıntılı günler başlayacak…

Gülen – Hükümet çekişmesi futbolda nasıl görünüyor?

Cemaatin şu an için yönetiminde aktif bulunduğu bir kulüp yok. Ancak teknik direktör ve yönetici olarak cemaate bağlı olduğu bilinen bazı isimler var. Bu isimlerin önümüzdeki dönemde ciddi sıkıntılar yaşayacağını söyleyebiliriz.

Rejimi eleştiren yazılarınıza aldığınız tepkiler ne ölçüde?

Benim yazılarım, muhataplarına ulaşıyor mu bilemem; şimdiye dek ciddi bir tepki aldığım da olmadı. Bundaki ana sebep ise, siyasi görüşlerim her daim yazdığım gazetelerle örtüşüyor. Yazılarım internette yayınlandıkça da genelde partizan siyaset takipçilerinin yadırgamalarıyla karşılaşıyorum. Bu tarz tepkiler ise daha ziyade “Bizim siyasiler yapıyor da, daha önceki siyasiler yapmadı mı?” minvalinde, fazlasıyla sığ seviyede oluyor genelde.

TFF’ye de bazı operasyonlar yapıldı…

TFF toplumdan hem yasal anlamda hem de normal işleyiş anlamında bir hayli kopuk bir kurum, bu yüzden sağlıklı bir çalışma sistemine sahip olduğu söylenemez. TFF tam bir kapalı kutu ve Hizmet’ten TFF’ye bağlantılar varsa bile, ki muhtemelen vardır, bunların tam olarak açığa çıkması zaman alacaktır.

Neden TFF sağlıklı çalışmıyor?

Tam olarak şunu söylemeye çalışıyorum; TFF amacı futbolu desteklemek, yeni futbolcuların yetişmesini sağlamak olan bir kurum imajı çizmiyor. Basit bir örnek: Futbolun beşinci basamağı olarak görülen Bölgesel Amatör Lig ilk kez beş yıl önce uygulamaya konuldu ve TFF, her yıl bu ligin şampiyonluk statüsünü değiştirdi! Her yıl… Bir yıl play off konuldu, bir yıl ilk takım doğrudan bir üst lige yükseldi, son olarak bu yıl ise her grubun ilk iki takımı kendi arasında maç yaptı… Benzeri şekilde Türkiye Kupası’nın formatı da, son dört yılda dört kez değiştirildi! Haliyle, futboldan ziyade futbol sektöründe dönen maddiyata göre hareket edildiğini fark etmek zor değil…

Türkiye’de futbol ve siyasetin aralarında nasıl bir bağlantı oluyor?

Futbol, Türkiye’de para aklamanın, para akışı sağlamanın, biraz da prestij sahibi olmanın en kolay yollarından birisi. Basit bir örnekle bunu açıklayayım. Amatör liglerde oynayan çeşitli belediye destekli takımlar için belediyeler yer aldıkları ilçelerin otopark gelirlerini bu kulübe aktarmayı tercih eder. Ancak bu paraların tam olarak kulüp için nasıl kullandığı genelde sorgulanmaz. Daha üst boyutta bir örnek vermem gerekirse halihazırda Avrupa Ligleri’nde de oynayan Başakşehir, birkaç yıl öncesine dek İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne doğrudan bağlı bir kulüptü. Bir belediyenin misyonu, Avrupa’dan futbolcu transfer etmek için para akışı sağlamak olmamalı diye düşünüyorum…

Ünlü futbolcuların düşüncesi Türkiye’de büyük önem veriliyor, özellikle Milli Takımı futbolculara. Onlar darbe girişiminden sonra ne dedi?

Tam bu noktada bir şeyi ifade etmek istiyorum. Türkiye’nin vitrin sporcusu konumunda olan Arda, aslında tam olarak siyasilerin istediği sporcu profili: Her daim güçlüden yana, siyasi olarak bir tepki koymaktan öte çoğunluğun sesi içinde var olmayı tercih eden hatta Instagram’da polise teşekkür eden bir profil çiziyor. Bu yüzden Milli Takım’a kadar yükselmiş futbolcuların yaptığı paylaşımlar çok da değerlendirilmesi gereken bir husus değil. Sistem’de yükselmiş futbolcular, doğal olarak hükümetin baskısı altında.

Fakat Gezi’de insanlara birkaç futbolcu destek vermiş.

Evet! Örneğin Burak Yılmaz. Şimdi Instagram’da RTE onun başkomutanı. Bu futbolcuların nasıl baskılar altında, yahut neler karşılığında bu kadar ciddi dönüşler yaptığını belki yıllar sonra futbolu bırakıp da anılarını yazarlarsa öğreneceğiz.

Hakan Şükür’ün durumu ne olacak? Recep Tayyip Erdoğan bazı davaları geri çekiyor, Hakan Şükür de ülkeye yakın zamanda dönebilir mi?

Hakan Şükür, cemaat ile AKP ortaklığının sembol isimlerindendi. Bir stadın ismini değiştirmek, kulüp binasındaki afişlerini sökmek o futbolcunun oynadığı dönemleri silmiyor. Siyasi olarak bakacak olursak, cumhurbaşkanının Hakan Şükür’le alakalı bir geri adımı olacağını sanmıyorum.

Milli takım teknik direktörü Fatih Terim’in tavrı ne oldu?

Fatih Terim, ilginç bir şekilde darbe girişimi sonrası hiç sesini çıkarmadı. İlginç buldum çünkü Fatih Terim futbolculuğunda da teknik direktörlüğünde de her daim dönemin iktidarına yakın durmuş bir isim. Ancak ne zaman ki operasyonlar TFF’ye sıçradı, Fatih Terim ve Arda Turan cumhurbaşkanını ziyaret ettiler.

11 Freunde | Ağustos 2016