Adem Sarı

Bu adama dikkat edin.

17 tane ruhsuzun içinde, bir elmas gibi değerini kaybetmeden; bir Nijeryalı gibi bir saniye yorulmadan mücadele eden, bir an olsun ümitsizliğe kapılmadan ve asla ama asla taraftara saygısızlık yapmadan ekmek kazanmaya çalışan yegane oyunculardan biridir Süper Lig’de.

Adem Sarı.

Röportaj yapıyorlar.

Büyük bir takıma gitmek ister misin?

Cevabı; ben zaten Türkiye’nin en büyük takımında oynuyorum…

Durun, devamı var.

“Almanya’da hangi takımı tutuyordun?”

El cevap; “Eskişehirspor”

Durun, daha bitmedi.

Takımın hepten kötü oynayıp kaybettiği maçta gol atıp arma öpen, maç sonrasında ise cipine binip vınnn’layanlara inat “Taraftarın yüzüne nasıl bakacağım, bilmiyorum” diyebilen bir oyuncu o.

Adem Sarı.

İyi belleyin bu adı.

Ligde Fenerbahçe maçında attığı 2 gol hariç tüm gollerini sonradan oyuna girip attı.

24 yaşında…

Hani, birileri genç diye 30’lukların peşinden koşup üç ay gol atamayanlara inatla “nöbetçi golcü” diyor ya…

Biraz olsun aklınızda kalsın diye dedim.

Yıllar sonra, kritik bir Avrupa maçında – ki muhtemelen EsEs’i Avrupa’ya tek başına taşıyan da o olacaktır – kritik bir gol atıp yeni Fethi Heper olursa diye şimdiden not edin dedim…

Adem Sarı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − 6 =