Genel

Mola mı, Son Durak mı?

59194Profesyonel liglerin üçüncü basamağı konumunda olan 2. Lig, takım sirkülasyonunun bir altındaki 3. Lig ve iki altındaki Bölgesel Amatör Lig’e nazaran daha az olduğu bir statü konumunda. Peki bu ligden düşen takımlar için 3. Lig neyi ifade ediyor? 2. Lig’e mola vermeyi mi, yoksa 3. Lig’in son durakları olmasını mı?

Güncel tarihten geriye giderek bu konuyu birebir örnekleriyle ele alalım. 2014-2015 sezonunda Kırmızı Grup’tan üç, Beyaz Grup’tan ise (Takım sayısının fazla olması nedeniyle) dört takım küme düşmüştü. Bu yedi takım arasında bir puanla 3. Lig’e düşen Gölbaşı bir sonraki sezonunda Bölgesel Amatör’e düştü ve halihazırda kulübün başka birisine satışı gerçekleşerek ismi değiştirildi. Gölbaşı ile aynı grupta düşen diğer iki takımdan Düzyurtspor 3. Lig’de play off oynamasına rağmen ilk turda elenirken, Altay ise üç puanla kümede kalmasına rağmen ligdeki puan dağılımı nedeniyle grubunu 11. sırada bitirdi. Beyaz Grup’ta üç puanla küme düşen Körfez İskenderun ise bir sonraki sezonda 2 puanla amatör ligin yolunu tuttu… Keza aynı gruptaki Turgutluspor da yer aldığı 3. Lig grubunu son sırada bitirerek amatör kümeye düşerken 2. Lig’de Beyaz Grup sonuncusu Tavşanlı Linyitspor da 3. Lig’de tutunamayarak amatör kümeye adını yazdırdı… Düşen dört takım arasından tek istisna Ofspor olurken Karadeniz temsilcisi düştüğü sezonda 3. Lig’den play off’lar ile tekrar 2. Lig’e yükselmeyi başardı.

RAKAMLAR HİÇ İÇ AÇICI DEĞİL

2013-2014 sezonunda ise iki grupta da üçer takım 3. Lig’e düşmüştü. Bu takımlar arasından bir puanla düşen Dardanelspor 3. Lig’deki iki sezonunu da orta sıralarda bitirirken, Gaziosmanpaşa ilk sezonunda kümede kalmasına rağmen ikinci sezonunda grubunu sonuncu bitirerek amatör lige düştü. Keza bu iki takımla aynı grupta yer alan Çankırıspor düştüğü sezonda 3. Lig’i de sonuncu bitirdi, BAL’a ise katılmadı. Kırmızı Grup’ta düşen takımlardan Eyüpspor ise bir sonraki sezonda 3. Lig’de şampiyon olarak 2. Lig’e dönüş yapmış olmasına rağmen geçtiğimiz sezonda iki puanla ligde kalabildi. Bir diğer İstanbul temsilcisi İstanbul Güngörenspor ise 3. Lig’deki ilk sezonunu sonuncu bitirirken BAL’daki ilk sezonunda ise play out maçını kaybetmesiyle Süper Amatör’e düştü. Kırmızı Grup sonuncusu Bozüyükspor ise 3. Lig’e düştüğü sezonda liglerden çekilerek futbol faaliyetlerine ara verdi.

İkişer takımın küme düştüğü 2012-2013 sezonunda Beyaz Grup’ta son iki sırayı Denizli Belediyespor ve Çamlıdere Şekerspor almıştı. İşin ironik yanı, bir puanla küme düşen Denizli temsilcisinin üst sırasında sırayla yer alan Ofspor, Gaziosmanpaşa ve Eyüpspor sonraki üç sezonda küme düşecekti. Denizli ekibi ise ilk sezonunda 3. Lig’e tutunmuşken ikinci sezonunda play off oynama başarısı gösterdi. Geçtiğimiz sezonu ise orta sıralarda tamamlayarak “3. Lig’e devam” dedi. Şekerspor’un hikayesi ise biraz ilginç oldu. Türk futbolunun en çok isim değiştiren kulüpleri arasında olan başkent temsilcisi bir sonraki sezonda ismindeki ‘Çamlıdere’ ibaresini atmış ve 3. Lig’i orta sıralarda tamamlasa da peşi sıra gelen sezonda BAL’a düşmekten kurtulamadı. BAL’a düştüğünde ise ismini siyasi erkleri arkasına alma umuduyla ‘Turanspor’ yapsa da ilk sezonunda Süper Amatör’e düşmekten kurtulamadı… Kırmızı Grup’tan düşen Ünyespor ve Sakaryaspor arasından Ünyespor peş peşe iki sezonda önce 3. Lig’den, sonra da BAL’dan düştü. Sakaryaspor ise ilk olarak averajla kümede kaldı, akabinde play off’ta elendi, son sezonunda ise 3. Lig’i orta sıralarda tamamladı.

Son olarak 2011-2012 sezonuna göz atalım. Bir grupta Diyarbakırspor, Çorumspor ve Kocaelispor; diğer grupta ise Altınordu, Adıyamanspor ve Mardinspor 3. Lig’e düşmüştü. Bu takımlar arasından Diyarbakır ve Çorum ekipleri iki sezonda Süper Amatör’e inerken; BAL’da mücadelesini sürdüren Mardinspor ve Adıyamanspor arasından Adıyaman ekibi geride bıraktığımız sezonda play out ile Süper Amatör’e düştü. 3. Lig’den BAL’a düşen takımlar arasından Kocaelispor ise bu sezon tekrar profesyonel liglerde mücadele edecek! Bu altı ekip arasından Altınordu ise, 3. Lig’de başına talih kuşu kisvesiyle konan Mehmet Sait Özkan faktörüyle önce 2. Lig’e çıktı, sonrasında 1. Lig’e yükseldi… Halen 1. Lig’de mücadele etmekte.

NE DÜŞÜNMELİYİZ?

2011’den bu yana 3. Lig’e düşen yirmi altı takımın on dördü şu anda profesyonel liglerde yer almıyor. Geri kalan takımlardan sadece üçü tekrardan üst kademe liglere yükselmeyi başardı. Bu sonuçlardan, “3. Lig’in 2. Lig’den daha zorlu olduğu” gibi klişe bir sonuç çıkarmak yerine 3. Lig’de uygulanan yaş kontenjanı gibi anayasal tüm haklara aykırı statünün payını vermeliyiz. Daha doğrusu, TFF, bahis kuruluşu ve yayıncı kuruluş gibi futbol odaklarının bu ligler arasındaki denge unsurunu sarsacak girişimleri (Türkiye Kupası ve BAL statüsü gibi) bu tabloda birinci derecede etkinlik gösteriyor. Bunların dışında gelişen siyasi değişimler dahi bu liglerdeki dengeyi bozabiliyor. Basit bir örnekle bu durumu açıklayayım: 2013-2014 sezonuna değin, 3. Lig’deki ulaşım ve konaklama masrafları Duru Turizm isimli bir şirket tarafından karşılanıyordu. Bu şirket, TFF’nin üstündeki bu yükü bir nebze hafifletirken kulüpler için de şüphesiz büyük kolaylık sağlıyordu. Ancak sezona girilirken bir terslik oldu. Türkiye çapında hizmet veren büyük bir otel zinciri de olan, AKP’nin logosunun mucidi ve Duru Turizm’in sahibi Maltepe Eski İlçe Başkanı Atilla Üstündağ; Maltepe teşkilatındaki görevine son verilmesinin sonrasında gerekçe göstermeksizin TFF’yle olan bağını koparmıştı. Bunun sonrasında ilk olarak Diyarbakır ve Mardin gibi maddi olanakları hayli yetersiz olan köklü kulüpler, yüklü deplasman masraflarını karşılayamadıkları için maçlara çıkamayarak küme düşmüştü. Yani, iktidara yağmur yağsa; 3. Lig’i sel basıyor. Bu organik bağlar, 2. Lig’den düşen takımların sıklıkla 3. Lig’e adapte olamamasına neden oluyor. Tablo ortada, çözümler ise zaman alan kalıcı yatırımlar ile inşa edilebilir.

 Evrensel Gazetesi | 27 Ağustos 2016

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

9 − 5 =