Genel

Belediye Ligi

55942Belediyelerin spora olan desteği her daim eleştirilen (ve bittabi eleştirilmesi gereken), her daim incelenmesi elzem bir kavram. Zira belediyecilik, sosyal ve halkçı bir metot tutturulmadıktan sonra hep sınıfta kalacak bir anlayışa teslim edilmemeli. Nasıl ki, bir belediye yaz spor okulu açıp gençlere destek olmalıysa; futbol anlamındaki yatırımları da belli ölçekte olmalıdır. Belediyelerin harcama / gider kalemleri bu doğrultuda şekillenmeli ve reklamdan önce kalıcı yatırıma odaklanmalıdır. Aksi taktirde belediyeler, başlarında bulunan kişilerin egolarının çöplüğü olup çıkar. Bu en üst kademe liglerde gözle görülür bir ölçüde olmasa da alt kademelerde kör göze parmak misali adım başı bir belediyespor ile rastlaşmamızla neticelenmekte ve bu işin sonu git gide apayrı bir “Belediye Ligi” kurulmasına kadar uzanmakta!

RAKAMLAR UZAK İHTİMAL

3. Lig’de yeni belirlenen grupları tek tek incelediğimiz vakit 1. Grup’ta 19 takımın dördünün, 2. Grup’ta 18 takımdan birinin, 3. Grup’ta ise 18 takımın üçünün “belediyespor” uzantısına sahip olduğunu; 2. Lig’de ise iki grupta da üçer belediye takımının yer aldığını görüyoruz. Rakamlar çok ilginç bir detayı bize sunmaktan uzak birer kavramken, konuyu “biraz” ilginç hale getirebiliriz: Bu iki kademe liglerde yer alan 14 belediye takımından sadece Kozan Belediyespor ve Bergama Belediyespor’un belediye yönetimlerinin iktidar partisi haricinde partilerce yönetildiğini söyleyelim! Bunun bir tesadüf olduğunu düşünmek, amiyane tabirle safdillikten ötesi değil maalesef. Zira mücadeleler sadece sahada değil, kağıt üzerinde de oynanıyor nicedir. Bir futbol kulübünün ayakta kalması, hadi birkaç adım ötesine gidelim üst sıralara oynaması için bazı matematiksel şartları sağlaması gerekiyor. Kalıcı yatırımlar yapmaktan uzak, günü kurtarmaya dönük yönetimlerle dolu ülke futbolunda bu şartları sağlayabilmek için de biraz “sihirbazlık” yapmak lazım.

– Otopark Gelirleri
– Sponsorluk Gelirleri
– “Zengin” Yöneticiler

Akla ilk gelen üçlü bu şekilde sıralanıyor. Muhalefet partilerine mensup belediyelerin spor haricinde halihazırda ciddi baskı altında olduğunu sağır sultan bile biliyor. Sadece belediyeler değil ki; milletvekilleri dahi çeşitli hukuksuz yaptırımlara mensup kalıyor. Bu durumda, bir CHP belediyesinin futbol kulübünün sponsor arayışının ne derece sağlıklı olabileceğini düşünelim… Yahut HDP belediyesinin yönetime bölgenin iş adamlarını dahil etmeye çalıştığını bir hayal edelim… Neler olacaktır? Yahut, halihazırda neler oluyordur? Bu soruların cevabını, sağduyulu bir şekilde verebildiğimiz gün; ülke futbolunda zaten “belediyespor” diye bir kavram kalmayacaktır muhtemelen…

Evrensel Ligi | 9 Temmuz 2016

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

three × 5 =