Genel

Juste la fin du monde / Alt tarafı dünyanın sonu

MV5BMzk5OWJkZDItODdmMS00ZWIyLWJmYjUtOTQyYzlmNDk4ZDY0XkEyXkFqcGdeQXVyNTAzMDcxMjM@._V1_UY1200_CR100,0,630,1200_AL_“Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın…”
Ahmet Erhan

Xavier Dolan’ın 1990 yapımı tiyatro oyunundan beyazperdeye 2016 yılında uyarladığı Juste la fin du monde, Türkçe karşılığıyla Alt Tarafı Dünyanın Sonu; Cannes’da aldığı ödülleri hak etmenin de ötesinde, “Bir tiyatro oyunu nasıl sinemaya uyarlanır?” sorusunun da cevabını içeriyor.

Film, çok kısa bir özetle, amansız bir hastalığa yakalanan otuzlarının ortasındaki bir yazarın (Gaspard Ulliel) 12 yıldır görmediği ailesini ziyaret edip, onlarla vedalaşma planı çerçevesinde şekilleniyor. Tabii, ailedeki her bireyin bu ziyaret karşısında geliştirdiği tepkiler farklı oluyor tahmin edeceğiniz üzere. Sonuçta abisini hiç görmemiş bir küçük kız kardeş (Lea Seydoux), öfke problemleri yaşayan ağabey (Vincent Cassel) ve bütün bu delilik deryasında yetkisiz bir kaptan olarak dümeni kontrol etmeye çalışan anne (Nathalie Baye) birbirinden farklı karakterleri bizlere sunuyor.

its-only-the-end-of-the-worldFilmin insana cazip gelen en büyük özelliğinin filmin asıl anti kahramanı olan yazar figürünün yanı sıra ailenin tüm bireylerinin kendi içinde, farklı ölçeklerde, anti kahramanlıklar sergileyip başrolden rol çalmaları olsa gerek diye düşündüm filmi izlerken. Bir tiyatro uyarlaması olmasının getirisi olarak diyaloglar, karakter çizimleri ve durağanlıklar filmin şanını da arttırıyor.

Orijinal eserin yazarı olan Jean-Luc Lagarce‘ın, kendi ailesiyle de problemli oluşu hikayenin gerçek bir öykü olması ihtimalini arttırıyor ama bunun ötesinde “Alt Tarafı Dünyanın Sonu”, Tolstoy’un ‘Bütün mutlu aileler birbirine benzer ama mutsuz ailelerin kendilerine özgü bir mutsuzluğu vardır’ sözünü de temize çekiyor.

Eve dönüş metaforu, tarih boyunca doğrudan veya dolaylı olarak pek çok sanatçının ilgisini çekti; eserlerine konu oldu. Ancak hiçbirisi Xavier Dolan uyarlaması “Alt Tarafı Dünyanın Sonu” kadar bir gerçeği yüzümüze tokat olarak çarpmadı: Aile, devasa bir mahkumiyettir.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

4 × 4 =