Okuduklarım

Shoplifter | Michael Cho

Michael Cho‘nun, hem yazdığı hem çizdiği ilk grafik romanı “Arakçı” / “Shoplifter” ile geç de olsa tanışma fırsatı buldum.

İstanbul’a tekrar taşındığımdan beri, yerinde bulamadığım için üzüldüğüm GON Çizgi Roman Dükkanı’nın aslında Robinson ile aynı mekanda yer almaya başladığını bugün tesadüfen fark ettim. Haliyle neler var neler yok diye bakarken dayanamayıp Arakçı‘yı aldım.

İlk olarak çizimlerden bahsetmek istiyorum. Gerçekten, söylendiği kadar var. Persepolis’e rakip olabilecek güzellikte çizimler. Üstelik o kadar güzel bir akış içinde ilerliyor ki, bir çizgi roman değil de fotoroman okuyormuş gibi hissetmemek elde değil.

Ancak hikâye için aynı şeyi söylemek maalesef mümkün değil.

Başkahramanımız, İngiliz Edebiyatı mezunu bir reklam yazarı. Her reklamcının yaptığı gibi, bir gün “Neden bu işi yapıyorum ki?” sorusunu soruyor kendi kendisine. Asıl hayali yazar olmak. Bu ikilemle geçen bir hafta sonunun hikâyesi aslında “Arakçı”.

Shoplifter’ın Hatırlattığı Soru: “İhtiyacımız Ne?”

Satır arası detaylara saklanmış bir gizemi veya daha vurucu bir alt metni falan yok. Düz. “Yaptığın işten bunaldıysan, istifa et” mottosunu taşıyor. Bu git-gel hissini güzel veriyor Cho ancak ihtiyacımız olan şey, bu düzlük mü? O muamma işte. Çizimler dedik ya, oraya dönelim.

Hikâyenin eksiğini çizimler tamamlıyor aslında. Detaylar, 80’li yıllarda Gırgır’ın ortasındaki iki sayfaya dünyaları sığdıran Bülent Arabacıoğlu’nun köşesi gibi. Her sayfada ufak tefek bir sürü ayrıntı gizli. Sindire sindire okuyunca her şey güzel geliyor. Bu aşamada, beklentimiz (ihtiyacımız) sorguya tabi oluyor: Bir hikâye mi, görsel şölen mi beklemeliyiz?

Şahsen hikâye tercihimdir. İkisinin aynı ölçüde iyi olabildiği çizgi romanlar o kadar azaldı ki, öyle bir tane bulunca ‘overdose’ etkisi yapacak diye korkuyorum artık. Kapitalizm eleştirisi iyi güzel de, işi kapı kapı dolaşan deterjan pazarlamacılarına döndürmek niye?

“Daha iyi bir hayatın olacak!”

Artık çoğu kurama hâkimiz bildiğiniz üzere. Temel kişisel gelişim paketlerimiz, gözümüze kulağımıza hücum eden sektör yazarları / konuşmacıları sayesinde tamamlanmış durumda. Bu işte bir iş var. Farkındaysanız, Shoplifter da dâhil benzer mottoları ileten bütün oluşumlar size ‘Neden?’ sorusunu sordurtuyor. Fakat ‘Nasıl?’ sorusu eksik. Oysa asıl cevap, ‘Nasıl?’ sorusunda gizli.

Bu sorunun cevabını bir kısım kişisel gelişimci, ‘harekete geçmek’ olarak belirlemiş durumda.

– Gündelik kapitalist yaşantını bırak, her şey çok güzel olacak!
+ Nasıl olacak o işler?
– Harekete geç, illâ ki olur!

Michael Cho’nun yaptığı da bundan farklı değil. Bir his uyandırıyor fakat uyandırmasa da olurmuş. Uyuyakalsak, işe gitmesek, kovulsak. Harekete geçmemiz için de bir nedenimiz olurdu belki de. Neyse ki hepimizin akıllı telefonları var ve alarmımız olması gerektiğinden de dakik…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

7 − 1 =