Kahramanı Kadın Olan Kitaplar

Dünyadaki bütün devrimler ve devinimler; kadınlar ayağa kalktığında gerçekleşti. Tarihte de, bilimde de, sanatta da bu hep böyle oldu. Kadınlar, günümüzde erk zihniyetin en büyük tezahürü olan sporda dahi etkinliklerini olması gerektiği gibi gittikçe artırıyor.

Geride bıraktığımız Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle, Mart ayının kitap listesini kahramanı kadın olan kitaplardan oluşan dört kitaplık bir seçkiyle belirlemek istedim.

7176-2

1. Misery – Stephen King

Stephen King’in, tiyatroya dahi uyarlanmış başarılı ve sadece iki karakterli romanını bu listeye almazsak; başta romanın baş karakterine büyük ayıp olurdu. Üstelik, kitaba adını veren “Misery” de, romanda kaza geçiren yazarımızın bestseller kitap serisinin kadın baş karakteri… Bir yazarın, takıntılı bir hayranı tarafından bir kazadan yaralı olarak kurtarılmasıyla başlayan hikâyemiz; yazarın arabasındaki son Misery romanının taslağını okurunun okumasıyla devam eder. Ancak bir problem vardır: Okur, romanın sonunu beğenmez.

7176-3

2. Temel İçgüdü – Richard Osborne

Osborne’un, sinemaya da uyarlanan ve Sharon Stone’un sansasyonel sahnesiyle akıllara kazınan romanı Temel İçgüdü; polisiye dinamiklerine sırtını dayayan bir psikolojik gerilim romanı. Bir cinayet soruşturmasının odağında olan bir kadının, bu soruşturmayı yürüten polise zihinsel bazda yürüttüğü psikolojik oyunları okuyucunun yer yer kanını dondurma ve tüylerini ürpertme pahasına yansıtan; çok başarılı bir romandır Temel İçgüdü.

7176-4

3. O’nun Karısı – Emmanuele Bernheim

Bir aşk, pek tabii ki şiirsel bir dille anlatılabilir. Ancak bu şiir, biraz sinir bozucu olabilir. Bernheim’in kısa ama etkili romanı “O’nun Karısı” da biraz sinir bozucu bir kitap. Roman ilerledikçe, ilk satırlarda gündelik hayatına ortak olduğumuz baş karakterimizin evli bir adamla başlayan ve saplantılı bir hâl alan aşkına ortak oluyoruz. Saplantı, gittikçe sayfanın tamamını kapladığında roman sizi içine o kadar çekmiş oluyor ki; kaçacak yeriniz kalmıyor. Tıpkı romanın baş karakteri gibi…

7176-5

4. Buzlar Arasında – Dean R. Koontz

Koontz’un, bir gerilim romanının ideal hızının nasıl olması ve gerilimin ustaca nasıl tırmandırılması hususunda ders olarak okutulması gereken romanı “Buzlar Arasında” bir keşif için Antartika’ya giden bilim insanı ekibinin patlaması için bomba düzeneği yerleştirdikleri bir buzulun ana karadan kopmasıyla başlıyor. Ekibin içinde, herkesi tek tek öldürmeye niyetlenmiş birisinin varlığının ortaya çıkmasıyla da gerilim tırmanıyor… Tabii, kitap bu listede yer aldığına göre ekipte bir kadın bilimcinin olduğunu söylememe de gerek yok.

7176-6

5. Bonus: Kadın Dedektif Julia Serisi

Türkçeye “dedektif” olarak çevrilse de aslında bir kriminolog olan Julia’nın maceraları birkaç sebepten ötürü çizgi roman okurlarının gönlünü fethetmeye teşne.
İlk olarak, çizgi romandaki karakterlerin büyük çoğunluğu ünlü aktris ve aktörlerden ilhamla çiziliyor. Yani her sayfada, oyunculuğuna hayran olduğunuz bir yüzle karşılaşabiliyorsunuz ve bu da hiç şüphesiz, okuma tecrübesine renk katıyor.
İkinci sebep, hikâyelerin derinliği ve psikolojik, sosyolojik çıkarımlarla süslenmeleri. Alelade cinayet öykülerinden ziyade o cinayetlere katili ya da katilleri iten sebepleri açığa çıkaran bir karakterimiz var.
Üçüncü sebep ise, Julia’nın hemen hemen her bölümde arz-ı endam eyleyen rüya sahneleri. Okur, kendisini bir anda delirtici düşlerin içine sürüklenmiş buluyor..

Nouvart | 18 Mart 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five + seventeen =