Üzgünüm! Futbolumuz Özgürleşmeyecek

Bakunin, insanın özgürleşmesini otoriteyi ve onun kalıplarını reddetmeyle doğru orantılı olarak kabul eder. Futbol özelinde, son dönemde tartışmalı günlerin akabinde TFF’nin verdiği karar ve Beşiktaş’ın da bu kararı takiben aldığı “Maça çıkmama” tavrına biraz daha farklı bir perspektiften bakmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Bu topraklarda, pek çok takımın maça çıkmadığı dönemler olabiliyor. Ancak, Bakunin’in öngörüsüne nazire yaparcasına değil! Bu yüzden de bu toprakların futbolu kolay kolay özgürleşeceğe benzemiyor. Öyle ya, bugünkü tavrı takdir toplayan siyah beyazlı futbol kulübü bundan yedi yıl önce fikstür yoğunluğunu öne sürerek “Dersimspor” ile organize ettiği dostluk maçını maçtan birkaç gün önce iptal edivermişti. Özgürlük mü? Sınırları İstanbul’un coğrafi çıkışına kadar…

Fakat biz, objektifimizi biraz dışarıya yönlendirelim.

Bu sezon, Kayseri Erciyesspor maddi imkansızlıkları nedeniyle Van deplasmanına gidemedi. Geçtiğimiz yıllarda 3. Lig’de bilhassa küme düşmeyi garantilemiş kulüplerin yılın son deplasmanlarına gitmediği vakiydi. Bir tek Amed Sportif, 60 maçının 41’ine deplasman yasağı aldığı gerekçesiyle bu sezon Sivas Belediyespor deplasmanında maça çıkmadı; onu da “Mehmetçik pankartını taşımak istemediler” gerekçesine bağladı medya. Sözün özü sen tavrını koysan bile, o tavrı alaşağı edebiliyorlar pek âlâ.

Benzer şekilde, otobüsleri yolda arıza yaptığı için yenilse bile şampiyonluğunu garantilemiş olduğu ligin son maçına çıkamayan ve hâliyle hem maçtan hem şampiyonluktan olan Çankırıspor hakkında medya nasıl haber yaptı? “Maça çıkmayı unuttular!” başlığıyla…

Ancak tabii, bireysel olmayan girişimlerde hedef saptırılması pek de kolay olmuyor. 2. ve 3. Lig Kulüpler Birliği Başkanı, Fatih Karagümrük Kulübünün Başkanı Cengiz Günaydın; Spor Toto’nun sezonun altıncı haftasında bahis listesine alınan maç sayılarının düşürülmesi kararı sonrasında sorumlusu olduğu liglerdeki 90 kulüp adına bir açıklama yaptı. Bahis şirketinin kararında bir değişiklik olmaması halinde ilk haftada maçlara geç çıkma, ikinci hafta ise maçlara çıkmama yaptırımlarını dile getirdi.

Bu yaptırımlar, tahmin edeceğiniz üzere uygulanmadı. Ancak madem mesele maddî şartlara karşı bir tepki koymaktı; Türkiye Futbol Federasyonunun olağan genel kurulunda yapılan bütçe açıklamalarında a’sı bile yer almayan amatör liglerdeki kulüpler için neden kimse sesini çıkarmamıştı?

Cengiz Günaydın’ın sözlerinden hareketle devam edelim: Konunun muhatabı TFF değil de, bahis şirketiyse bu şirketin yıllardır sezonların son haftalarında 2. ve 3. Lig maçlarını bültene el altından savundukları “Şike yapılıyor” gerekçesiyle almayışına neden kimse sesini çıkarmıyor?

Çünkü genel anlamda, Türkiye’deki futbolun takvimi hep “bugün” endeksli. Bugünkü maç, bugünkü karar, bugünkü tavır, bugünkü transfer… Yarın ve dün diye iki ayrı kavram, ne lügatte ne de takvimde var!

Otoriteyi reddediyormuş gibi görünürken bile, hep bir “ama” kalıbına başvuruyor olmamız da bunun en net kanıtı olsa gerek. “Özgür, akıl, adalet ve emek temelinde evrensel toplum kurulmalı.” diyen Bakunin pek tabii ki haklı… Ancak görünen o ki, bu dördünü bir araya getirmek, ucu tarafgirliğe dokunmadan maça çıkmama kararı almaktan daha zor!

Evrensel Gazetesi | 28 Nisan 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 + two =