Meclisspor

Siyasetin spor ile ilişkisi üzerine bittabi külliyatlar yazılabilir ve hatta bu topraklardaki siyasetin sadece belediyespor ekseninde dâhi değil, futbolla ilintisi de birkaç cilt tutabilir.

Öyle ki, daha 1910’da bile siyasetin şampiyonu belirlediği vaki. Kısaca bahsedip, günümüze uzanalım dilerseniz. İttihat ve Terakki’nin kurucusu olan Talat Paşa’nın İstanbul’da kurduğu Altınordu’nun futbolcuları, Birinci Dünya Savaşı sırasında askerlikten muaf tutulur. Tabi ki, tüm İstanbul takımlarının as kadrolarının savaşa gittiği bir iklimde 1916-1917 ve 1917-1918 sezonlarında Altınordu şampiyon olur…

Yılmaz Güney’in, “Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık.” sözüne nazire yaparcasına, Türkiye’de futbola siyaset bir girdi, ne futbol toparlandı ne futbolcular… Ortada bariz şekilde beliren bu pastayı resmî olarak yürütmek isteyen devletin kendi eliyle iteklediği belediyesporlar, özerk kanunlara sahip ve yargı üstü bir imajı olan TFF ve hatta onun yazılı olmayan ortağı hâline bürünen bahis şirketi ve fişleme bonuslu banka işletmesi cabası…

Ancak bu yazının konusu onlar değil.

12 Mayıs 2008’de bir maç oynandı. Meclisspor ile, yüzde yirmi görme engellilerden oluşan Görme Engelliler takımı bir maç yaptı. Amaç, engelliler haftası için bu vatandaşlara moral vermekti. Maç 7-3 bitti. Maçı kazanan taraf, Meclisspor’du.

Aynı şekilde, bir önceki yıl da kimsesiz çocuklarla maç yapan Meclisspor’lu vekiller o maçı da 3-2 kazanmayı başarmıştı.

Takım oyununu es geçip, bireysel performanslara bir göz atalım mı?

Hakan Şükür.

24. Dönem’de İstanbul’dan milletvekili olmuştu, hatırlarsınız.

İlk imzasının bulunduğu sadece bir, imzasının olduğu toplam dört araştırma önergesi bulunan Şükür’ün; yazılı soru önergesinde beş, kanun tekliflerinde ise üç ayrı yerde imzası bulunuyor.  Dört araştırma önergesine ise imzayla destek vermiş…

Saffet Sancaklı.

  1. Dönem Sakarya Milletvekilleri arasında yer almıştı.

İlk imzasının olduğu bir, toplamda iki kanun teklifinin yanı sıra tam 187 araştırma önergesinde imzası bulunuyor!

Sözün özü şu ki…

Meclisin futboldaki karnesi halihazırda böyleyken…

Penaltı kaçıran rakibinin yanına koşturup yüzüne bağıran, devre arasında da yüzüne parmak sallayan bir futbol figüründen öteye gidememiş olan Alpay Özalan’dan mecliste başka ne yapmasını bekliyorduk?

Yetmez ama, evet:

Önümüzdeki dönemde, Alpay’ın vakt-i zamanında “20 Beckham bir Emre etmez” diyerek kefil olduğu Emre Belözoğlu’nu da mecliste görmek isteriz.

Evrensel Gazetesi | 28 Temmuz 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

12 + eighteen =