Bölüşerek Tok Olamayanlar

Geçtiğimiz haftalarda, Karadolap Spor Kulübü ve Evrensel Okurları işbirliğiyle düzenlenen “Endüstriyel Futbol ve Amatör Kulüpler” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdik. Bu söyleşide endüstriyel futbolun dününü ve bugününü ben ele alırken; amatör kulüplere dair problemleri Karadolap Spor Kulübü’nün antrenörü Bektaş Çiçek anlattı.

Bektaş Hoca’nın anlattığı hususlar içinde -şahsen- en dikkat çekici nokta her bölgede ayrı ayrı kulüpler birliğinin kurulması ve yerel idarelerin bu birliklere üye olmayan takımlara, her takıma yapılan / yapılması öngörülen yardımları gerçekleştirmemesi.

İşin doğrusu, bazı bölgelerde birliklerin yer aldığını biliyordum. Ancak işlerin bu kadar ciddi bir boyuta ulaştığının farkında değildim. İnternette yapılan kısa bir araştırma ile, İstanbul’da birkaç ilçenin kulüpler birliğinin düzenli olarak haber bülteni paylaşımı yaptığını görebiliyoruz. Peki kalanlar?

Gözünüzde canlanması için, kaba taslak bir ifadeyle İstanbul’da “amatör” statüde kayıtlı takım sayısını vermek isterim: 716. Bu yedi yüz on altı kulübün büyük bir kısmı, bağlı oldukları ilçelerin “amatör kulüpler birliği” çatısı altında yer alıyor.

Amatör liglerin problemleri, futbolcuların mağduriyetleri, sahaların spora elverişsizliği gibi konular hakkında herhangi bir amatör kulüpler birliğinin deklerasyonu, göstermelik de olsa yazılı bir açıklaması var mı diye baktığınızda karşınıza çıkan sonuç sayısı ise sıfır. Rakamla da belirteyim: 0.

Peki, ne yapıyor bu amatör kulüp birlikleri?

Balık baştan kokarmış sözünden hareketle, teşbihte hata olmaz savunmasına sığınarak, kısa bir nostalji gezintisi yapalım. Vanspor deprem nedeniyle maçlarını İstanbul’da, kâh o ilçede kâh öbür ilçede oynadığı bir sezon geçirmişti. Sezon sonunda ne oldu? TFF, 2. ve 3. Lig kulüp başkanlarını Portekiz’e seyahate götürdü. Vanspor’un depremde tribünleri yıkılan stadı ise, o kadar yıl geçmesine rağmen hâlâ yenilenmedi. Ancak haklarını yemeyelim, 2017 yılında stadın çimlerini yenilediler! Bu yıl ise, stadı yıkmaya başladılar.

“Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz” diye bir söz vardır. Pek de doğrudur. Her zaman değilmiş. Bir çatı altında buluşan kulüpler, belediye yardımlarını bölüşebiliyor. (Ki bu da, iddiadan ibaret) ancak tok olmak bir yana; birer birer yok olmaya yüz tutuyor. Aksi takdirde Beylerbeyi’nin, Taksimspor’un ve diğer tarihi kendinden menkul kulüplerin durumlarını nasıl açıklayabiliriz?

İstanbul’da stadyum problemi çeken takımlar var. İstanbul’da, maçlara sağlıkçı görevlendirilmediği için ciddi sakatlıklar yüzünden futbolcuları ölümden dönen kulüpler var. İstanbul’da maça yetişmek için toplu taşıma kullanan ve bu yüzden maddi külfetlerin altına giren kulüpler dâhi var.

Sadece İstanbul’dan söz ediyorum.

Bu ihtimalleri, bir de tutup diğer seksen şehirle çarpmak gerekiyor. Nitekim böl(üş)me işlemi kolay ancak, çarparken rakamların boyutu göz korkutabiliyor!

Dipnot / Karadolap’ta düzenlenen etkinlik için, konuksever semte teşekkürler. Naçizane, düzenli gerçekleştirmeyi planladıkları bu tarz etkinlikler için meraklı gözlerin o bölgeye daha sık odaklanması tavsiyemdir.

Evrensel Gazetesi | 13 Ekim 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 3 =