Hatırlı Abiler Spor Kulübü

“Bize cazip gelen kavgadır, zafer değil.”

Blaise Pascal

Bir duruma karşı yaklaşımınızı çok net etüt edebilirsiniz. Bu, bireysel bir etüttür. Toplum içinde denemenizi çok tavsiye etmem; zira otoriteden onay almamış denemelere toplum dediğimiz oluşum çok sıcak bakmaz. Bir haber işittiğinizde, “Bunun gerçek olması beni şaşırtır mı?” diye sorunuz kendinize. Elbette ki bu, bir haberi teyit etme adına değildir.

Matematiğin tozlu, korkutucu lise dönemi kitaplarındaki tezat şen-şakraklığa benzer bir şekilde ‘hadi bunu bir örnekle açıklayalım’!

Arda Turan, sizi şaşırttı mı mesela?

Oysa ki şaşırtması gerekmiyor muydu? Bundan birkaç yıl önce dünyanın en üst düzey futbol kulüplerinden birinin formasını terleten, Semih Şentürk’e “genç golcü” denilen yaşlarını yeni geride bırakmış, A millî takımın eski kaptanlarından birisi.

Niye şaşırmadık?

Bu köşede gördüğünüz fotoğraf, 2009 yılından.

Paris’ten Türkiye’ye dönen Arda Turan, havaalanında güvenlik görevlileriyle karıştığı bir kavga sırasında fotoğraflanıyor. Liglerin sonuna gelmemişken, Arda neden Paris’e gitmişti peki? Bir hafta önce Fenerbahçe derbisinde sahada karıştığı kavga yüzünden maçlardan men cezası aldığı için.

Henüz 22 yaşındaydı. Silahlı tişört giyiyordu. Hiçbirimiz, belinde tabancasız gezdiğine ikna olmuyorduk. Bundan yıllar sonra, Mehmet Ağar’ı hapiste ziyaret etmesi de bu yüzden şaşırtmadı bizi.

Aynılar, aynı yere.

Bilal Meşe’ye uçakta saldırdığında da şaşırmadık.

Benzer şekilde, ‘Aynılar, aynı yere’ düsturunu baz alarak dönemin millî takım çalıştırıcısının Fatih Terim oluşunu göz önünde bulundurabilir ve uçakta gazeteci döven futbolcuların bu yüzden bizi şaşırtmadığını da iddia edebiliriz. Yalan sayılmaz. Zira aynı çalıştırıcının başında olduğu millî takım kampında bir futbolcunun başka bir futbolcuya silah çektiği de söylenegelmiş ve biz gene şaşırmamıştık.

Mehmet Ağar ile adı özdeşleşmiş bir teknik direktörün kampında silah çekilmeyecek de kimin kampında çekilecekti ki? Öyle ya 2017 yılında Mehmet Ağar’ın, Arda Turan ile Fatih Terim’in arasını düzeltmeye çalıştığını sağır sultan dâhi duymuştu.

Aslında aynılar hep aynı yerdeydi.

‘Arkadaşım’ dediği Gülen’i fotoğrafladığı gibi, hayatta kitap okumadığını iddia eden muhteremin kitaplıkta fotoğrafını da çeken; Gezicilerden ‘temizlenen’ Taksim Meydanı’nı fotoğraflayan bir fotoğrafçıyı ‘sol’ cenah dâhi bu kadar hayırla yâd ederken… Farkları görecek gözleri, Kaf Dağı’nın ardında arayacak hâlimiz yok ‘netekim’.

Çok karıştırmayalım bu mevzuları. Nasılsa golleri de atan onlar, kupaları da kaldıran onlar. Bahis şirketlerinin de gözdesi, boyalı basının da. Sözün özü şampiyon hep, Hatırlı Abiler Spor Kulübü. (eski bir şarkıdan hareketle iç ses eklemesi: Hatırlı Abiler Spor Kulübü, hep şampiyon!)

Evrensel Gazetesi | 20 Ekim 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

three × five =