Ne Okudum? | Adımlar Sağanak – İsmail Afacan

Son dönemde, merak saldığım İsmet Özel’in şiirlerinden hareketle bir şiir kitabı veya en azından düzenli şiir okuma hâlim hâsıl oldu. Bütün bu hâlimi takiben, Evrensel’den tanıdığım kültür – sanat sorumlusu İsmail Afacan‘ın Kaos Çocuk Parkı’ndan çıkan ilk şiir kitabı “Adımlar Sağanak” da ilk fırsatta okunacaklar listeme giriş yapmıştı. Nitekim, dün itibarıyla 64 sayfalık mütevazı şiir kitabını bitirdim…

“ey âşık
üç çağda yaşarsın aşkı
yıkım, hasar tespit, yeniden inşa
hangi çağdaysan
bir öncesine, iki sonrasına git”

Afacan’ın ilk şiir kitabıyla başlayan yolculuğu, şimdilik, beş eşit parça hâlinde ilerliyor. Şiirleri, beş ana başlık (böyle demek de ne kadar doğruysa artık) altında okuruna sunan Adımlar Sağanak; okuruna ciddi bir vaatte bulunmuyor. Şiirin, bence böylesi güzel.

Herkesin, her şeyi alabildiğine iddialı ve olanca gücüyle şaşalı sunduğu bu devirde bulunmayacak bir nimeti bahşediyor bu kitap: Hem görkemli, hem naif. Sarsıcılığı, naifliğinden. Şiirin yolculuğu bir dilsiz harita ile başlıyor, finalde pusulasız bulunamayacak bir deniz manzarasına okurunu kavuşturup huzurumuzdan çekiliyor. Geldiği gibi sessizce. Görkemi de bu sessizliğinde gizli.

“barut kokuyor yarın
kurşun döküyor azrail
şeytana havale etmiyor
hem döküyor
hem dolduruyor
nasıl melekse azrail”

Afacan’ın şiirlerinde, hem bir tanışıklık üslubu hâkim hem de hiç görülmemiş bir diyarın keşfinin müjdecileri gizli. Ötekileştirilmişlikleri, işçi sınıfını, sokak mücadelelerini ama her şeyin de önüne hepsiyle de kesişebilecek tek şeyi, aşkı, paylaşıyor bizimle. Yollar, haritaya gerek bile duyurmadan akıp gidiyor önümüzde ve biz farkına bile varmadan şairin geçmişi ve yaşayamadığı yarınlarıyla tanış oluveriyoruz. Taşrada bir martı olmak güzel, peki ya hiçbir yüreğin büyütmeye yetmeyeceği bir küçük menderesi bunca özenle buyur edebilmek hiç tanımadıklarına? O da güzel. Güzel olmasa, “Yarin yanağından gayrı / Her yerde her şeyde hep beraber” der miydi Nâzım?

Hem açılmış yolların izlerini takip ediyor İsmail Afacan, hem de adımlarını yeni yetme telâşını gizleyen vakur sözcüklerinin arkasına saklıyor. Olsun; yollar uzun, pusulalar sağlam, deniz ise çetin ceviz. Ne çıkar, taşıramadıysa? Kıyıya vurmuş ya, kendisinden öncekilerden çok daha özgün ve çok daha akılda kalıcı bir biçimde.

Ne gam!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × one =