Maç Yazısı | Büyükçekmece Tepecikspor – Karşıyaka

“Tatilden Sonraki İlk Çıkış”

3. Lig’de 2019-2020 sezonunun açılışı vesilesiyle 2. Grup maçlarından Tepecik-Karşıyaka müsabakasına gitmekle ne denli doğru bir karar verdiğimi anca maçın bitiş düdüğüyle anladım. Zira maçta, zaman zaman tempo düşmekle birlikte, skora dönük heyecan neredeyse bir an bile sahayı terk etmedi.

Ev sahibi takım da deplasman ekibi de sahaya maçı kaybetmemek için çıkmıştı. Buna rağmen elde edilen 1-1’lik sonuç ise bence iki takım için de beklenenin altında bir skor olarak nitelendirilebilir. Zira Tepecik de Karşıyaka da goller bulmaya o kadar yaklaştılar ancak Tepecik’in bu sezon transfer ettiği yeni kalecisi Ramazan Evren Üstündağ ve Karşıyaka’daki mevkidaşı (henüz iki sene önce profesyonel sözleşme imzalayan) Erdoğan Açar oldukça formda bir ilk maç çıkardılar. Üstelik Erdoğan 88. dakikada kurtardığı penaltıyla da skora doğrudan katkı sunmayı başardı. Karşıyaka hücum hattının çok da gününde olmaması nedeniyle Ramazan için bir idman performansı sergilediğini söylemek doğru bir tespit olacaktır zira Karşıyaka ilk ciddi atağını dakika 55’te Mustafa Değirmenci ile gerçekleştirdi ancak bire bir pozisyonda Ramazan pozisyona fazlasıyla hâkimdi. Sonrasında KSK’nin iki net şutunu da kurtarmasına rağmen 90+3’te gelen golde defansın da hatası nedeniyle yapabileceği fazla bir şey yoktu…

Tam bu noktada, hazır adı da geçmişken, Mustafa Değirmenci için bir parantez açmak icap eder. 96 doğumlu ve profesyonel sözleşmesini henüz üç yıl önce imzalamış genç futbolcu çok başarılı bir 90 dakikayı geride bıraktı. Karşıyaka’nın başarılı tüm ataklarının neredeyse hepsinin başlangıcında onun payı vardı diyebiliriz. Geçtiğimiz yıl ligde 18 maça çıkmış, play off’larda da takımının tek golünü atmış oluşu (ki bu gol onun kariyerindeki iki golden biri) onu oldukça ‘pişirmiş’ görünüyor.

Peki genel olarak takımlar nasıldı?

Tepecikspor ilk yarıyı defans ağırlıklı oynadı. Zaman zaman yedi futbolcunun defans hattında yer aldığı bir tarzı sahaya yansıttı ve en azından ilk yarıda istediğini aldı. Bu devrede özellikle Berkay Ceylan’ın sağ kanattan ileriye yaptığı bindirmeler ve orta açmak için fırsat kollamasıyla kontratak futbolunu (son vuruşlar hariç) başarıyla gerçekleştirdikleri söylenebilir. Nitekim ikinci devre gol bulmak için oldukça hücuma dönük bir oyun sergilediklerinden ötürü ilk devrede hiç pozisyon vermezken, ikinci devre en az beş pozisyon verdiler. (Ki bunlardan birisi de gol oldu)

İlk devre iki takımın da defansı ön planda tutmasına rağmen ikinci yarıda tam tersi bir şekilde gol kovalamaya başlamalarından ötürü ilk 45 dakikadaki hareketliliğin esamesi ikinci yarının 15 dakikasında ortada yoktu. Mustafa’nın kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyon sonrası işler daha ciddiye bindi ve orta sahayı sadece hücuma geçiş olarak kullanan iki takım da ilk 65 dakika boyunca bulamadığı kadar net pozisyon buldu. Fakat bu geçiş evresinde şanslı olan taraf Tepecik’ti zira Karşıyaka ciddi bir baskı oluşturmasına rağmen golü bulamadı ancak girdiği üç gol pozisyonundan sonra 75. dakikada kornerden golü bulan da Tepecik oldu. Gol sonrasında Karşıyaka ikinci yarıda yükselttiği tempoyu tekrar bir türlü yakalayamadı ve bütün bu bocalama evresinde Tepecik bir penaltı kazandı lakin penaltıyı da Erdoğan kurtardı.

10’a Rağmen Bir Puan

Bunca atağa, bunca pozisyona rağmen Karşıyaka neden gol bulmak için 93 dakika bekledi? Aslında bu tarz maçlarda günah keçisi ilân etmek pek de doğru bir tavır değil ama sanırım 10 numaralı Hakan Kuş da söylediklerime hak verecektir. Heyecanından ötürü müdür bilinmez, ayağına gelen tüm topları ya rakibe veren ya da takım arkadaşlarının yakalayamayacağı şekilde pas atan; bununla da kalmayıp hava toplarında avantajlı durumda olabilecek başka bir takım arkadaşı varken inatla topa yükselen ve pozisyonları heba eden bir 10 numara vardı sahada.

Tepecik’te ise bireysel performanslarda sadece Berkay Ceylan’ın ön plana çıktığını ifade edebiliriz. Bunun nedeni ise Tepecik’in bir takım hüviyetinde, toplu hücum toplu defans prensiplerini uygulaması. Golü de en ileri hatta en fazla oyuncuyla bulundukları korner pozisyonunda bulmaları da bunun en basit karşılığı oldu.

Karşıyaka ise oyuncuların bireysel performanslarına dayalı bir takım görünümü çiziyor. 83. dakikada oyuna giren Harun Atalay’ın on dakika sonra gol bulması bir tesadüf değil. Nitekim Mustafa Aşan gibi oyun zekâsı yüksek isimlere de sahip olmaları 3. Lig için çok büyük avantaj.

Küme Düşmezler Ama…

Netice olarak Tepecik’in de Karşıyaka’nın da sezonu düşme hattından uzakta tamamlayacağını söylemek, ilk maçla da olsa, zor değil. Fakat lig sonunda play off hattında olurlar mı, diye düşünecek olduğumuzda olumlu bir intiba bıraktıklarını söylemek zor. Gerçi geçtiğimiz sezon ilk sekiz maçta sadece bir galibiyeti olan Karşıyaka play off’a kalabilmişti ancak şu anki hâlleri, tatilden sonraki ilk çıkıştan kıl payı bir puanla döndüklerini söylüyor bize. Olası bir play off, ancak 90+3’te gol atabilecek bir inancın eseri olacaktır. Tepecikspor ise geçtiğimiz yıl son dört haftada aldığı 10 puan sayesinde kümede kalabilmiş bir takım olarak bu yıl da kümede kalabileceğini ancak yolun sonunun pek de umut vaat etmediğini bas bas bağırıyor.

Yazı bitmeden, maçın hakemine de değinmek gerekir. Ankara bölgesi hakemi R. Alkım Aksoy, maçta genel manada vasat bir yönetim sergiledi. Pek çok kez avantaj konusunda yanlış kararlar verip bilhassa Karşıyaka’nın birkaç atağını kestiği yetmezmiş gibi zaman zaman bir futbolcudan daha çok pozisyonun içinde konumlandı. Ancak şanslı gününde olsa gerek, sonuca etki edecek bir hata yapmadı.

3. Lig karşılıklı gollerle, kurtarılan penaltıyla, sahaya giren kurt köpeğiyle ve kontenjana takılıp stada giremeyen deplasman taraftarlarıyla başladı. Uzun ve zorlu ancak bir o kadar da keyifli bir sezon olacağa benziyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6 + 17 =