Maç Yazısı | HEASK – Diyarbekirspor

“Üçüncü Haftada Hâlâ Hakemler…”

Halihazırda maç televizyondan verilirken, İstanbul’da dengesiz bir hava oluşundan mütevellit maçı evden izlemeye karar verdim. 3. Lig 3. Grup’ta üçüncü hafta maçlarından Halide Edip Adıvar ile Diyarbekirspor’un mücadelesinde gülen taraf 1-0 ile HEASK oldu ancak 3. Lig için soru işaretleri hakemler bazında artmaya devam ediyor…

Takımlar bazında genel bir bakış atacak olursak, bu sezon 3. Lig’de izlediğim en derli toplu iki takımdı diyebilirim. Zira pozisyon hâkimiyetleri, paslarındaki başarılar, atağa çıkma ve defans yapma konusundaki takım hâlindeki becerileri ile bu yarışı son ana dek sürdürebileceklerine dönük izlenim uyandırdılar. Lakin diğer takımlardaki gibi hücumda problemler bu iki takımda da mevcuttu. Tabii, ilk iki haftada iki gol bulmuş olan Diyarbekirsporlu Reşo Akın’ın HEASK defansı ve kalecisi tarafından sık sık sürklase edilmesi de maçtaki gol kısırlığının bir izahı olabilir…

Reşo Akın demişken, 2. Lig’de tecrübe sahibi bir oyuncuyu kadroda barındırmak ne kadar avantajsa HEASK’ın Süper Lig görmüş, 1. ve 2. Lig tecrübelerine sahip kalecisi Evren Özyiğit de kulübünün en büyük avantajlarından birisi olacak. Bu sezon ligde çıktığı ilk maçta her ne kadar kırmızı kart görmeye çok yaklaşmışsa da kalesinde güven uyandırdığını söylemek mümkün. Keza Diyarbekirspor kalecisi Ahmet Üçgün de penaltıda doğru köşeyi tutturmasına rağmen gole engel olamasa da maçın geri kalan kısmında oyundan düşmeyip takımının son ana dek skor kovalamasında en büyük itici güç oldu.

Kulüplerin oyun sistemlerinin bir oyuncuya dayanmaması maçların hem seyir zevkini artırıyor hem de oyundaki seçenekleri çoğaltıyor olsa gerek. Zira ileriye doldur-boşalt yapmak veya sadece uzun toplarla pivot santraforun topu indirmesinden medet ummak özellikle dinç oyuncularla dolu 3. Lig’de pek geçer akçesi kalmış taktikler değil. HEASK da Diyarbekirspor da bu durumu net şekilde tespit etmiş iki takım olarak topu oyunun büyük kısmında yerden oynamayı tercih ettiler. Bu oyun disiplininde HEASK formasıyla (günün tek golünün de sahibi olan) Can Bozkuş ile Diyarbekir formalı Emre Kara’nın yaratıcı oyunlarının etkisi büyük oldu. Keza bu ligin tecrübeli futbolcularından Hasan Emre Balcı ve Mustafa Kara gibi oyuncuların yanı sıra genç (ve nispeten tecrübesiz) oyuncuların harmanlandığı takımların maçı da tempo bazında öngörüldüğü gibi gitti. Bu maça yakışmayan tek performans, maçın hakemi Emre Korkmaz’a aitti.

Bu sezon izlediğim ilk iki maçta da (Tepecikspor – Karşıyaka / Bayrampaşa – Gölcükspor) maçların hakemlerinin vasatı geçemediğini yazmıştım. Bu maçta da seri bozulmadı ve Emre Korkmaz, gerçekten maçın ağırlığının altında tabir-i caizse “ezildi”. Liderlik yolunda ilerleme potansiyeli ve dolayısıyla da iddiası olan iki dişli takımın mücadelesinde ilk düdüğünden itibaren güven uyandırmayan tutuk performansıyla önce Diyarbekirspor’un HEASK defansı ve kalecisinin ‘ciddi’ müdahalelerine uğramasına seyirci kaldı; ardından tartışmalı sayılabilecek bir pozisyonda HEASK’a penaltı çaldı. Sonrasında da bu tutuk performansı sürdü. Eminim ki, kendisi de performansından pek memnun kalmadı. Nitekim maç sonunda Diyarbekir teknik direktörü Selahaddin Dinçel’in kendisini tebrik etmek amacıyla uzattığı eli sıkmakta tereddüt etti. Kendisine güveni olsaydı, ironi amaçlı bile uzatılmış olsa o eli tereddütsüz sıkabilirdi.

Her şeyden öte, üçüncü haftada izlediğim üçüncü maçta da penaltı kullanıldı. (Ki izlemediğim pek çok maçta da kullanıldığını görüyorum) Hakemlerin bu kadar sık penaltı kararı verdiği bir lig, en azından kâğıt üzerinde kulağa pek güzel gelmiyor. Bir yerlerde bir şeyler yanlış gidiyor olmalı. Ya defansif anlamda takımların müdahalelerinde gerçekten ciddi sıkıntılar var, ya da hakemlerin oyun okumalarında.

Neticede, iki takım da beraberlikten ötesini isteyen bir oyun anlayışını ortaya koymaya çalıştı. Bu çabaları sırasında Diyarbekirspor hücum hattındaki son vuruşlardaki başarısızlıklarının ve HEASK’ın takım hâlinde ortaya koyabildiği başarılı defans performansının; Halide Edip Adıvar ise hücumdaki koordinasyon eksikliğinin handikaplarını yaşadı. Fakat iki kulübün de sezonu play off hattında bitirmemesi için bir sebep yok; bu ligde ihtiyaç duyabilecekleri tecrübeli isimlerin yanı sıra ‘istekli’ genç oyunculara da sahip oldukları ekran başından bile fazlasıyla belli oluyordu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty − nine =