Maç Yazısı | Çatalcaspor – Serik Belediyespor

“İyi, Kötü, Çirkin”

3. Lig 1. Grup’ta ilk üç haftada tüm maçlarını kazanmış lider Serik Belediyespor ile deplasmanda kayıpsız ilerleyen ve ilk üç haftada mağlubiyet görmemiş Çatalcaspor‘un Ziya Altınoğlu Stadyumu’ndaki dördüncü hafta müsabakasında tüm golleri Çatalca atsa da kulüpler puanları paylaşmakla yetindi…

Maç, üç açıdan bazı serilerin devamının gelmesini sağladı. İlk olarak ev sahibi Çatalcaspor’un kendi sahasında kazanamama serisi devam etti. Ligin ikinci haftasında kendi sahalarında ağırladıkları Sultanbeyli karşısında 1-1’le sahadan ayrılan sarı kırmızılılar, bu hafta da 1-1 ile iç saha serisine devam ettiler. Antalya temsilcisi ise ilk hafta maçı hariç tüm maçlarda geri düşmüştü; nitekim bu hafta da 1-0 geri düştü. Bittabi, iki takım açısından da her maçta kendi kalelerinde sadece bir gol görme serilerinin de devamı niteliğinde bir maç oldu. Bu açıdan bakıldığında, malumun ilânı olan ve beklenmedik bir şeylerin -en azından kâğıt üzerinde- gerçekleşmediği düşünülebilir. Ancak kazın ayağı pek öyle değil.

“İyi”

Evvela iki takımın da 3. Lig standartlarının üstünde oyuncu kalitesi, teknik yaklaşım ve oyun hâkimiyetine sahip olduğunu söylemek mümkün. Çatalcaspor’un ilk devrede başarılı ofsayt taktiği ile Serik hücum hattını ciddi manada yıldırması ve Çatalca oyuncularının ayağa teslim pasları ile kafa topları ile de pozisyonlara istedikleri şekilde yön verişleri bunun en net örnekleri arasında. Keza Serik Belediyespor’un da hücuma çıkış konusunda derli toplu bir şekilde ilerlemesi yahut atak yapan rakibi karşısında dikkatle kapanıp, 35 – 40 dakikaları arasında yani rakibi biraz yorulunca atağa yüklenmesi gibi taktikleri başarıyla uygulaması; maçın seyir keyfini artıran detaylardandı.

Çatalcaspor’da Hakan Yüce, yorulup 68’de oyundan çıkana dek, takımının ileri hatta taşıdığı topların hemen hemen büyük kısmında ciddi pay sahibiydi. Aynı şekilde oyundan 82’de çıkan Önder Akdağ’ın da hücuma dönük net atakların hepsinde payı olması kulüp için önemli noktalardan. Önder Akdağ’ın hücuma taşıdığı toplarda tek sıkıntısı son pası atabilecek konumda bulunamamasıydı ki bu noktada Serik’in uyguladığı adam adama markaj taktiğinin payı çok büyük. Taner Kahriman’ın maç boyunca Önder’in gölgesi gibi dolanması, başarılı hücum oyuncusunun elini kolunu bağladı. Fakat İstanbul temsilcisinin en büyük avantajı ise oyun, oyuncular bazında kilitlendiğinde sahneye çıkacak isimlerin çokluğu. Zira Önder’in ilk devrede baskıdan dolayı ilerleyemediği anlarda topu kanada ve kanattan ileriye taşıma vazifesini de Uğur Erk çok iyi gerçekleştirdi.

Serik Belediyespor’da ise ilk devrede Ahmet Teker’in top hâkimiyeti ve topu ileriye taşıması ile oyun zaman zaman hareketlenecek gibi göründüyse de iki takımın da defanslarının başarılı oyunu, ilk kırk beş dakikanın golsüz neticelenmesine neden oldu. Bu alanda ise Çatalcaspor’un profesyonel liglere çıktığı 2014-2015 sezonundan bu yana 3. Lig’de oynayan ve 2017-2018 sezonunda Bayrampaşa formasıyla şampiyonluk da tadan Gökhan Günel’in defansta sergilediği üstün performans ile Serik Belediyespor defans hattının toplu hâlde gösterdiği uyum; skorun değişmemesinde en önemli etkenler arasındaydı. Nitekim Çatalca’nın defanstaki bir diğer isimlerinden, 2. Lig’de de tecrübesi bulunan Bora Yelken’in sarı kart görmeye çok müsait tehlikeli hava topu çıkışları ve sakar tavırları takımını her an on kişi bırakmaya teşne olsa da kalede güven veren Kadir Kahvecioğlu sayesinde defans daha rahat bir oyun sergileyebildi.

Çatalca kalecisi Kadir’in enteresandır ki son dört sezonda sadece 37 maçı var. Buna rağmen bu yıl tüm maçlarda forma giyen Kahvecioğlu, maçta tek bir hata yaptı; onda da dolaylı yoldan gole sebep oldu. Yediği gol hariç en az iki şutu (birini üst direğin milim altından olmak üzere) çıkaran Kadir, ataklarda oyunu başarılı bir şekilde kontrolü altında tutabildi.

Geçtiğimiz sezon yedi maçta dört gol atan, bu yıl ise dördüncü maçında ikinci golünü kaydeden Ömer Faruk Sezgin ise fiziksel yapısı itibarıyla güçlü defanslarla mücadele edebilecek kapasitede değil. Ancak top tutuşu, sürüşü ve sezgileri bu ligdeki pek çok forvet oyuncusundan çok daha iyi. Nitekim golde de kornerde gelen topu iyi takip etti, kalecinin kendisinin çaprazında oluşunu değerlendirdi ve taban vuruşla topu ağlara gönderdi.

Maçın hakemi, İzmir bölgesi hakemlerinden Erdem Demirtaş ise zaman zaman -iki takım açısından da- tartışılabilecek kararlar verse de; ufak bir pürüz haricinde Üçüncü Lig’de yönettiği ikinci maçında skora etki edecek bir hata yapmadı. O pürüz ise sadece şuydu; maçta Çatalca öne geçtikten sonra takdir haklarının büyük bir kısmını Serik’ten yana kullandı. Oyunun yükselen temposu ve gerginleşmesi hakemin gözünü korkutmuş gibi görünüyordu…

“Kötü”

İyi bir kaleciye sahip olmak, bazen defans oyuncularının en büyük dezavantajı olabiliyor. Bunun en net örneğini 89. dakikada gördük. Son dakikalarda ataklarını sıklaştıran ve oyunu geren Serik Belediyesporlu futbolcuların son atağında kaleci Kadir maçtaki tek hatasını yaptı ve pozisyonda yanlış yer tuttu. Onu geçen top ise, arkasındaki Fırat Sezer’in direkle arasındaki mesafeyi hesaplayamaması sonucu Fırat’ın ayağına dolanarak ağlara gitti. Üç puanı hak ettiği maçtan bir puanla ayrılan ve lider olma fırsatını tepen Çatalca için çok absürt şeyler olmadıkça en azından play off’un garanti olduğunu görmemek mümkün değil…

“Çirkin”

Maçta iki takımın da tek derdinin gol atmak olduğu ilk 67 dakika seyir keyfi oldukça yüksek anlar barındırıyordu. Ne zaman ki lider Serik Belediyespor golü yedi, bir şeyler çirkinleşmeye başladı. İşin sırrı da kısa sürede anlaşıldı. Antalya temsilcisi, bunu muhtemelen bir taktik olarak benimsemiş. Profesyonel liglerdeki ikinci sezonunu yaşayan Serik Belediyespor, geçtiğimiz sezon play off’a kalmış, play off’ta ise öne geçtiği maçta Yeni Çorumspor’a penaltılarla elenmişti.

Çatalcaspor karşısında 1-0 geri düştükten sonra, maç boyunca hatalı performans sergilemiş ve elindeki tüm topları kaptırmış olan Atakan Cangöz, biraz daha sert oynamaya ve faul pozisyonlarında rakiple didişmeye başladı. Ardından ona takım kaptanı Sinan Kalaycı da eşlik etti ve iki pozisyonda rakiplerinin önüne geçip bilerek, göz göre göre vücuduyla çarptı. Geçtiğimiz sezon 18 sarı kart görmesinin boşa olmadığını kanıtlayan Sinan, bu maçta da sarı kart görmeyi başardı.

Ancak her şeyden öte, Çatalca’nın kendi kalesine attığı golden sonra tribünlere dönüp el hareketi yapmayı ve maç bitiminde de tribünle didişmeyi ihmal etmeyen Erdal Pekdemir ise, düzenli forma giyebildiği ikinci sezonunda bu hâle gelmişken, ileriye dönük soru işaretlerini üzerinde topladı. Son iki sezon haricinde tek maçı olan Erdal’ın defansta iyi oyununa mukabil profesyonellik dışı tavırları da Serik’in gol yedikten sonraki hâlinin bir tezahürü olarak sahalara yansıdı.

Ve aslında, rakibin kendi kalesine gol attığı pozisyonda sakatlanmış olan Ömer Faruk Sezgin’in oyun alanı dışında olması, yani Çatalca 10 kişiyken ve anca kendi kalesine gol atabilmişken gole bu kadar sevinebilmeleri de liderliğin çirkinliğinin olanca çıplaklığıyla sahnelenmesinden ibaretti.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × five =