Maç Yazısı | Çatalcaspor – Şile Yıldızspor

Haftanın derbisinde kırmızı kart, karşılıklı goller ve iptal edilen goller olmak üzere futbol adına kâğıt üstünde pek çok şeyin icra edildiği söylenebilir ancak ÇatalcasporŞile Yıldızspor maçında oynanan ‘şey’ futboldan hayli uzak bir görüntü sunuyordu… Netice olarak iki takım da 1-1’lik sonuçla istediğini almış gibi göründü ancak ortada gelecek adına umut veren bir tablo yok.

Evvela, bu sonuçla Çatalcaspor iç sahada şimdiye dek oynadığı beşinci maçında dördüncü kez 1-1’lik skor elde etmiş oldu. (Tek istisna, 1-0’lık Silivrispor galibiyetiydi) Bu skor aynı zamanda sarı kırmızıların yenilmezlik serilerini beşe yükselttiği ve play off hattında mücadeleye devam ettiği bir sonuç oldu.

Şile Yıldızspor ise peş peşe üç maç galibiyet elde ettiği bir periyottan sonra bocalama evresi yaşadı, bu evrede mağlubiyet de aldı (68 Aksaray Belediyespor’dan 1-0’lık sonuçla) ancak bu sonuçla peş peşe ikinci beraberliğini almayı başardı. Geçtiğimiz hafta sonu 2-0 geri düştükleri Manisaspor maçında skoru 2-2’ye getirmeyi başaran Şile ekibi bu hafta da 1-0 geri düştüğü maçı 1-1’e getirmeyi ve skoru korumayı başardı. Başardı ama, nasıl başardı?

Rakibinin sinirlerine oynayarak, zaman zaman hakemin görmeyeceği pozisyonlarda rakip kalecinin kaleci atışı sırasında fiziksel olarak dengesini bozmak gibi şark kurnazlıklarına başvurarak ama en çok da pas yaparak…

Uyku, Biraz Uyku; Bütün İsteğim Buydu!

Maç, ikinci dakikasında Çatalcaspor’un Mehmet Mert Özkaptan ile bulduğu golle başlayınca; tempolu ve en azından bol gol pozisyonlu bir doksan dakikanın bizi beklediğine inanmıştım. Üstüne üstlük 15. dakikasında da deplasman ekibi genç futbolcularından Semih Ergül‘ün son noktayı koyduğu organize bir atakla skoru eşitleyince; maçın bu tempoyla devam etmemesi için hiçbir sebep kalmamıştı. Oysa varmış.

İlk yarı, en azından karşılıklı ataklar ve takımların birbirlerini tartma çabaları ile geçti. Bu bağlamda pozisyon açısından olmasa bile bilhassa ikili mücadele açısından seyirciyi tatmin edecek bir çeşitlilik sundu. Fakat bu mücadeleye rağmen şimdiye dek Serik Belediyespor ve Çankaya FK maçlarında izlediğim Çatalcaspor’dan eser olmaması, hücum hattında en son golünü yedi maç önce atmış olan Ömer Faruk Sezgin‘in tüm topları ezmesi ve takımının atak yönüne ket vurması nedeniyle sarı kırmızılı ekibin skoru değiştirmekten uzak bir görüntü çizmesi; ikinci devrenin fragmanıydı sadece.

İlk devrede Şile Yıldızspor adına dikkat çeken iki isimse, sağ kanatta hücuma dönük düşünen fakat son pasları başaramayan Kerem As ve Süper Lig görmüş 3. Lig futbolcularından, defansta takımı toparlayan ve hücum için alan yaratan Emin Aladağ oldu. Şile ekibinin ilk kırk beş dakikada başarılı olduğu en belirgin yönü ise kısa paslarda seri oynayabilmeleri ve peş peşe başarılı pas yapabilmeleriydi. Nitekim, çok ciddi ve şampiyonluğa oynayacak bir kadroları yok; üstüne üstlük çoğu futbolcularının oyun yetenekleri kısıtlı görünüyor. Uzun forvetleri de olmadığı için yüksek pasla oynayamayacaklarından mütevellit, onlar da yerden ve kısa paslar ile ilerlemeyi tercih ediyorlar. Normaldir. Fakat nereye kadar normaldir?

Rakip de bu pas organizasyonlarını bozmak ve kendi ataklarını gerçekleştirmek için hamle yaparsa normaldir.

İkinci devre, ilk yarının sonlarına doğru kornerler ile artan hücum organizasyonları ilk meyvelerini verdi ve Çatalcaspor çok başarılı iki organize atakta iki gol buldu. Fakat bu gollerin ikisi de, bariz bir şekilde ofsayttı ve en son kertede iptal edilen ikinci golde Ömer Faruk Sezgin’in net ofsayt konumunda olmasıyla göz göre göre takım arkadaşının şutunu kesmesi; bu oyuncunun maç boyunca sergilediği tüm vasat performansını taçlandıracak ‘güzellikteydi’. Ardından, çok daha ilginç bir şey oldu ve maçta Çatalcaspor ciddi anlamda baskı kurabilecek ve iptal edilen gollerinden dolayı da takım hâlinde hırslanmışken orta sahada tam da hakemin gözünün önünde İsmail Sevindi, bir tartışma esnasında rakip oyuncuya tokat atarak kariyerindeki dördüncü kırmızı kartı gördü.

10 kişi kalan Çatalcaspor, Şile Yıldızspor’un ilk devrede fragmanını gerçekleştirdiği pas organizasyonları karşısında baskı kurmayıp kendi yarı sahasına kapanıp; Şile temsilcisinin kendi yarı sahasında peş peşe 20’ye yakın pas yaparak top çevirmesine izin vererek maçı tamamladı. Yaklaşık 20 dakika boyunca, zaman zaman Çatalcaspor’un yalancı hamlelerini; zaman zaman da Şile Yıldızspor’un ileriye gidecekmiş ve hücum organizasyonu gerçekleştirecekmiş gibi yapmasını fakat hızlıca geri pasla tekrar kendi sahasında pas yapmaya devam etmesini izledik. Hatta durum o kadar trajikomik bir hâl aldı ki, Çatalcaspor’da günün gol perdesini açan Mehmet Mert Özkaptan birkaç kez kendisini rakip ceza alanı dibinde bulduysa da her seferinde korner noktasına yakın bir yerde topun kendi ayağından auta yuvarlanmasına adeta seyirci kaldı.

Velhasıl-ı kelam maçın büyük bir bölümünde kimse ne yapacağını bilemez bir hâlde gibiydi ve Şile Yıldızspor ısrarla ‘sadece’ pas yapmaya devam ediyordu…

Yoksa, herkes kimin ne yapacağını biliyordu da bir tek tribündeki seyircilerin mi haberi olmadı?

Maçta Şile Yıldızspor’un attığı golün, Çatalcaspor’un ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gollerinden birisinin ve kırmızı kart pozisyonunun videolarına Instagram paylaşımımdan ulaşabilirsiniz:

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

13 + 19 =