İçeriğe geç

Salgın İkliminde Futbol Ekonomisi

Pandemi hâlini de almış olan, küresel bir sağlık problemine dönüşen bir hastalık söz konusu iken elbette öncelikli düşünülecek şey ekonomik gidişat olmamalı. Ancak bu da ileride kalacak olan dünya düzeninde hepimiz için bir paydaş ve bizim bir öngörüye sahip olmamız da insanî boyuttan bakıldığında salgın iklimine tezat bir dilemma olmuyor.

Dünya çapında, her ne kadar en son biz iptal etsek de, tüm spor müsabakaları iptal edilmiş durumda. Olması gerekenin olduğu düzende, sorgulanması gereken şey belki de hiç sorgulanmıyor ve herkes kör topal, el yordamıyla ilk adımları atıyor. Dünyanın önde gelen, cem-î cümlemize prestijli olarak kabul ettirilen liglerindeki köklü kulüplerin büyük bir kısmı futbolcuların maaşlarından feragat etmesine bel bağlamış durumda. Hatta öyle ki İsviçre kulüplerinden Sion’da başkanın maaş indirimi çağrısına uymayan dokuz futbolcunun sözleşmesi feshedildi. Keza Olympique Lyon, futbolcularına maaş ödeyemeyeceğini ilân etti ve hatta bir diğer Fransız ekibi Amiens de futbolcularının maaşlarında % 16’lık düşüş yapacağını beyan etti.

Bu ligler, bizim ülkemizdeki liglerden de fersah fersah ötede gelirlere sahip olduğu iddia edilen; insanların pek çok ek gelir kapısı türetebildiği ve kalıcı yatırımlara çoktan imza atmış olması öngörülen kulüpleri barındıran ligler. Üstelik Avrupa geneline göz atıldığında futbola endeksli gelir kaybının 4 milyar Avro olması bekleniyor(imiş).

Bizim ülkemizde durum çok daha kötüleşebilir. Nitekim bizde formaya göğüs reklamı bulabilen Süper Lig kulübü bile artık sayıca oldukça azalmışken, TFF’nin lig açılışında ve bahis şirketinin listeye girdikçe maç bazında ödediği paralara bel bağlayan kulüp başkanlarının yarını düşünmeden, günü kurtaracak ve en nihayetinde çoğu zaman da futbolcuya transferine izin vermek için “Borcu yoktur” kâğıdı talep edecek şekilde döndürdüğü ekonomik düzenin topyekûn iflası demek bu maçsız dönemler.

Kulübe icra memurları geldiğinde onlar tesislerdeyken sahaya inip top oynayan yöneticilerden, futbolculara borçlarına karşılık müteahhidi olduğu evleri teklif eden başkanlara değin bugüne dek alt liglerde çok fazla trajikomik şeyi duyduk, bir kısmına da şahit olduk. Ancak futbolcu ve kulüp personeli olan bileşenlerin maddî olarak ciddi sıkıntıya düşeceği bir dönemde yaşanacakları öngörmek çok zor. Fatih Terim’in son oynanan Beşiktaş maçından sonra yaptığı açıklamasında yarım ağızla dillendirdiği sendika olgusu henüz futbol tabanında yüksek sesle konuşulagelmiş değil ancak er ya da geç kapıyı çalacak bir gerçeklik olarak önümüzde, Metin Kurt’un da bir emaneti olarak mıh gibi duruyor.

Aksi takdirde, imza töreninde topa el bastırıp yemin ettirecek tıynetteki kulüp başkanlarının futbolculara ilk fırsatta maaş feragatnamesi belgelerini imzalatması işten bile değil!

Evrensel Gazetesi | 24 Mart 2020

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir