İçeriğe geç

Marka İşbirliğinde İçerik Pazarlamasının Rolü

Bilenler elbette vardır, bir süredir bir kitap satış sitesi olan Kidega‘da sosyal medya ve içerik yönetiminden sorumluyum. Bu noktada, (pek tabi ki herkesin kabul edebileceği üzere) rutin akıştaki sosyal medya ve blog ile kitap öneri listeleri içeriklerinin üretimlerinin dışında çeşitli marka işbirlikleri geliştirmemiz çağın en önemli gerekliliği.

Peki nasıl olmalı?

İçerik pazarlaması bu işbirliğinde ne ölçüde rol oynamalı?

Uygulamalı bir örnekle bu sorulara cevap geliştirirken, ‘marka’ kavramını sorgulamamızın gerektiğine inanıyorum. Günümüzde CEO’su, CFO’su, kurumsal pek çok departmanı olan firmaların bir marka değerine sahip olmaktan uzak oldukları herkesin malumudur. Çünkü globalleşen (hani şu klasik/klişe tabirle global bir köy hâlini alan) dünyada bir Twitter hesabı dâhi marka değeri arz edebilmektedir.

Yavaş yavaş konuya girebiliriz artık.

Twitter’da yer alan @berbatedebiyat ve @sadeceedebiyat sayfalarına, edebiyata meraklı olup da rastlamayan insan azdır. Kidega olarak, nitelikli edebiyat takipçilerinin alışveriş reaksiyonlarında marka bilinirliğini artırma gayesi gütmemizden mütevellit; ‘Sadece Edebiyat’ hesabı ile bir haftalık bir periyoda yayılan işbirliği gerçekleştirdik.

Peki neden Twitter?

Çünkü bu görevi üstlendiğimden bu yana Twitter’da ciddi bir erişim artışı elde edebildik. Tweet görüntülenme sayısı ilk ay 189.000’i aşarak bir önceki ayın üç katına, bu ay ise Ağustos henüz bitmeden 224.000’i aşarak üç buçuk katına yükseldi. Elbette benzer yükselişler takipçi artışında ve profil görüntülenme rakamlarında da kendisi gösterdi. Dolayısıyla bizim için ilk etapta bu rüzgârdan faydalanarak insanların artan ilgisini daha da geniş bir perspektife çekmek gerekiyordu.

Nasıl bir işbirliği yaptık?

İlk olarak, Kidega ile özdeşleşen “Şimdi ne okumak istersin?” sorusunun yer aldığı geniş kapsamlı bir soru soruldu. Sadece Edebiyat takipçileri, 100’ü aşkın cevap vererek bu soruya hak ettiği özeni gösterdi. Bir sürü kitap önerildi, bir sürü diyalog gelişti. Burada Kidega olarak sürecin baştan sona kadar dışındaydık.

Bütün cevapların hepsini derlediğim bir okuma listesi oluşturdum. Bu listenin ismi “Sadece Edebiyat” Diyenlerin Seçtiği Kitaplar idi ve dolayısıyla @sadeceedebiyat markasının değerine de bu işbirliği çerçevesinde hak ettiği özeni gösterdik. Onlar bizim sloganımızı, biz de onların ismini dolaylı yoldan vurguladık ancak bu işbirliğinin başarılı olması için son bir adım daha gerekiyordu…

Sen dizime yattın, ben bir masal okudum… Yok, tam olarak öyle değil. Kendi Twitter hesabımızda bu içeriğimizi duyurduk. Ardından @sadeceedebiyat hesabı da “Biz sorduk, siz cevapladınız, Kidega da derledi! İşte Sadece Edebiyat diyenlerin seçtikleri!” sunusu ile bu Tweet’i kendi takipçilerinin önüne düşürdü.

Doğru içerik, doğru marka, doğru işbirliği…

Bu üçünün bir araya gelmesi; kullanılması hedeflenen bütün kanalların kullanıldığı, verimlilik arz eden ve oldukça nitelikli bir üretime vesile olan bir işbirliği demektir.

Bu çalışmada, fazlasıyla başardığımıza inanıyorum.

Peki, siz şimdi ne okumak istersiniz?

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir