İçeriğe geç

Ne Sağcı Ne Sağlıkçı; Oğlumuz Futbolcu

Bir tweet’i ile işaret ettiği kişileri adaletin sağduyulu kollarıyla özgür hayata saldırıveren iktidar partisinin yoldaş partisinin genel başkanı; ortaya bir bomba bıraktı. TTB’yi topun ağzına koyuveren açıklamalarının ardından pek çok hastanede, şehirde sağlıkçılara şiddet olayları ciddi anlamda artış gösterdi.

Buna mukabil, yeşil sahalardaki “vakalar” da aynı oranda artış göstermeye başladı. Evvela federasyon başkanı “Ümraniyespor’da pozitif vakalar vardı ama ilk haftadan beni utandırmayın dedim, çıkıp oynadılar” diyerek salgına karşı yerli ve millî bakış açımızı ortaya serdi. Hâlâ, maske kullanımının ne kadar az ölçüde olduğuna hayıflanıyor musunuz siz de? TFF başkanını utandırmayın, üzmeyin; takın şu maskeleri. Nasıl olsa pozitif de olsanız sizin hastalığınızı hasır altı edebilecek bir COVID ortağınız var.

Yetmez ama, COVID.

Bir hafta sonra, güncellenmiş tarifeden bir ceza yapıştırılıverdi.

Osmaniyespor, kendi sahasında oynayacağı İçel İdman Yurdu maçına 2 gün önceden yaptırılması zorunlu olan PCR testi sonuçları ile belirlenen saatte sahaya gelmemesinden mütevellit hükmen mağlubiyetine ve üç puan silinme cezasına çarptırıldı.

Bununla da bitmedi.

TFF, yaptığı açıklamada iki klasman bir bölgesel, üç hakeminin 23 Eylül’de yaptırdıkları rutin COVID-19 testi sonuçlarının pozitif çıktığını ilan etti. Federasyon, hakemlerin 14 gün boyunca karantinada tutularak tedavilerinin takip edileceğini de belirtti.

Eşzamanlı olarak pek çok kulüpten de pozitif vaka haberleri çıkmaya başlıyordu…

Yani TFF, kulüplere ve hakemlere rutin olarak test yaptırıyor / yapmalarını zorunlu kılıyor. Bu sonuçlardan hareketle de ya cezai yaptırımlar uyguluyor ya da (umuyoruz ki) gerekli karantina koşullarını gözetiyor.

Bütün bu süreçte, Sağlık Bakanlığı ise sağlık çalışanlarının kendilerine test yaptırılmasına dönük taleplerine ise kulak tıkamış bir şekilde; TTB’nin politik arenanın bir siyaset malzemesi olmasını seyretmekle meşgul!

Nasıl ki cezalar bile COVID’e göre evriliyorsa, o eski ‘olaylara karışma çocuğum’ minvalindeki aile tekerlemesinden hareketle:

Ne sağcı ne sağlıkçı, oğlumuz futbolcu…


Dipnot: Geçtiğimiz hafta yazdığım “Zeytinburnu’dan Beykoz’u İzlemek” yazımda Beykoz’un yıllar boyunca kangrene dönüşmüş stadyum problemine değindikten sonra, mevcut belediye başkanının kütüphane yapmayı planladığı kulüp binasından bahsedecekken; sanki iki binanın aynı yer olduğu / aynı yeri kast ettiği sonucuna varılabilecek ifadeler kullandığımı fark ettim. Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın’ın ‘dönüştürmeyi’ planladığı yer, Beykoz’daki stadyum değil; kulüp binasıdır. Bunu da tekrardan belirtmek istedim.

Evrensel Gazetesi | 29 Eylül 2020

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir