Hayat Devam Ediyor Ama…

Bizde rakamlar olanca gerçekliğiyle (!) açıklanadursun; Almanya 16 Aralık – 10 Ocak tarihleri arasında yeniden ‘kapanmaya’ geçeceğini duyurdu. Tabii, bu karantina dönemindeki kriterler arasında Türkiye gibi sağlık açısından ‘güvensiz’ olarak nitelendirilen ülkelere seyahat eden vatandaşları için izolasyon benzeri şartlar yer alıyor.

Bizde ise, hayat tüm hızıyla sürüyor. Örneğin, Gaziantep’te bir ambalaj firmasının fabrikasında çalışan işçi İbrahim Karaoğlan, fabrikada görülen pozitif vaka sonrası temaslı olduğu gerekçesiyle izin istiyor. Ancak istediği izin, patrondan çıkmıyor. Çalışmaya devam eden Karaoğlan 13 Ağustos’ta koronavirüse yakalanıyor. Aynı evde yaşadığı annesini 25 Ağustos’ta, abisini 1 Eylül’de, babasını ise 8 Eylül’de COVID-19 nedeniyle kaybediyor. İşçi, önce parasız izne çıkarılıyor; ardından da ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar’ı içeren Kod-29 ile işten çıkarılıyor. Hayat, ambalaj firması için devam ediyor.

Benzer şekilde, bütün vakalara ve özellikle henüz akıbeti belli olmayan amatör liglerdeki futbolcuların işsizlik, parasızlık, çözümsüzlük çığlıklarına rağmen var gücüyle oynatılmaya devam eden profesyonel liglerde de hayat devam ediyor.

TFF başkanı Nihat Özdemir, koronavirüse yakalanmıştı. Birkaç gün önce yapılan testi negatif olunca, koronavirüsü atlattığına dair haberler her yerde çıktı. Onun sağlık durumunu bu kadar yakından takip edebilen medyamız; maalesef üç üst klasman hakeminin testlerinin pozitif çıktığına dair TFF’den yapılan açıklamaya gerekli ihtimamı göstermemişe benziyor. Keza bu yazı yazıldığı sıralarda Şanlıurfaspor’da 14’ü futbolcu toplamda 18 kişinin, Galatasaray’da ise bir futbolcunun koronavirüse yakalandığı; Otto Bariç’in ise koronavirüsten hayatını kaybettiği haberleri bültenlere düşüyordu. Alt liglerdeki durumlar ise maalesef ucu bucağı iyiden iyiye kurcalamadıkça ortaya çıkmayacak şekilde…

Ancak ne gam! Bazı spor siteleri, haftalık olarak güncelledikleri koronavirüs galerilerinde Süper Lig’de hangi takımda kaç COVID-19 pozitif vakasının olduğunu yazıyorlar. İç açıcı antrenman fotoğraflarıyla birlikte, sanki kırmızı kart veya sarı kart cezalılarının sayılarını paylaşır gibi rakam yarıştırıyorlar. Hayat, her şeyin içeri çekilen trafikten ve sitede kalma süresinden ibaret olan dijital altyapılar için devam ediyor yani.

Krizi fırsata çevirmekte üstümüze yok, çözüm önermekte ise herkes cimri kaçıyor. Çözüm belli, gözlerimizin önünden kaçıp giden sağlığın ucunun ne kadar riske gireceği belli olmayan bu küresel salgına karşı olabildiğince kapanmak.

Çünkü bir gün o galerileri gezecek kullanıcılar, maçları kritik eden yorumcuları izleyecek seyirciler ve hatta belki patron sınıfı bile ‘müsait’ olmayabilir.

İşte o gün, başlıktaki ‘ama’nın devamını hep birlikte yaşıyor oluruz.

Evrensel Gazetesi | 15 Aralık 2020

Recommended For You

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alper Kaya Resmî Web Sitesi