İçeriğe geç

Kategori: Evrensel Kültür Sanat

Zifir-i Azap (2018)

Geçtiğimiz haftalarda, üstelik vizyondaki ikinci haftasını geride bıraktığı sırada senenin en çok izlenen yerli korku filmi “Siccin 5” için bir karalama kampanyası başlatıldı. Kampanyayı başlatan, Yeni Akit’in Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı idi. Yakışıklı, “Kur’an Okunurken İnsanları Parçalayıp Film Çekiyorlar” başlıklı yazısında filmi izlemediğini ve fragman üzerinden yorum yaptığını açık edecek net ifadeler kullanmıştı: “Fragman şöyle: Başta ve sonda yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim okunuyor. Arada ise cinler kadınları parçalıyor, insanları delik deşik ediyor, ağızlarından gözlerinden iğrenç şeyler çıkıyor vs. Siccin biliyorsunuz Kur’an’da geçen bir kelime!”

Yakışıklı’nın yazısının bütününe baktığınız zaman ise pek çok yanlışla karşı karşıya kalıyorsunuz. Zira, filmde okunan her Arapça metni Kur’an ayeti sanarak “Ayet okunurken insanlar parçalanıyor” ifadelerini kullanıyor ki, filmde okunan metinler Havas büyüsü olarak geçen metinler. Keza aynı yazıda geçen şu ibareler ise, bangır bangır sansür çağrısı değil de ya ne? “Görev Kültür ve Turizm Bakanlığına düşüyorsa belli ki 3 yıldır tek adım atılmamış. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy şayet fırsat bulursa bu işlere de bakar mı bilmem? Mesele biraz da duyarlılık meselesi! Ezanlı toprakların inancına duyarlı olmazsanız Anadolu’nun ruhunu kaybedersiniz.”

Yorum Bırak

Polisiyede Cinayetler Kadar Politik ve Sosyolojik Duruş da Önemli

Çeşitli gazetelerde spor yazıları yazan, bir yılı aşkın süredir ise her cumartesi gazetemiz bünyesinde “Köşe Gönderi” başlığıyla futbol yazılarının yer aldığı, Türkiye Gazeteciler Birliği tarafından 2010 yılında Yılın Spor Köşe Yazısı ödülünü alan ve ilk romanı “08.00” ile 2011 yılında yazarlık serüveni başlayan Alper Kaya ile yedinci romanı Fotoğraftaki Kadın üzerine konuştuk.

Bu sizin yedinci kitabınız ve aynı zamanda kolektif çalışmalarda da adınıza sıklıkla rastlanıyor. Edebiyata girmeye nasıl karar verdiniz, bu süreç nasıl başladı?

Edebiyat, olarak nitelendirilemez muhtemelen ama yedi yaşımda ilk öykümü yazdım. Ardından ilkokul ve lise yıllarım boyunca hep bir kenarlara bir şeyler çiziktirdim. Çeşitli yerel yarışmalara katıldım, yerel gazetelerde ve dergilerde yazdım. Ardından üniversite için İstanbul’a gelince, biraz daha farklı gelişti her şey ve kendimi bitirdiğim roman taslağımla yayınevlerini aşındırırken buldum. 2011 yılında ilk romanım 08.00 basıldı ve olaylar gelişti…

Yorum Bırak