Browsing Category

Köşe Gönderi

Köşe Gönderi

Gözüm Sizi Nereden Isırıyor?

İki haftadır, önce “Yalancı Aristo” ve sonrasında “Üçten Gelim, Tümevarım” yazılarımla bu köşede 2. Lig’in yükselme hattına dair bir seri yazıyorum. Bu hafta da üçüncü ve son yazıyı yazarak bu mevzuya şimdilik nokta koymayı umut ediyorum… Evet, ilk yazıyı iki soruyla noktalamış; ikinci yazıda bu sorulardan birisinin cevabını aramıştım. Şimdi ise ikinci sorunun cevabına dair biraz kafa yoracağız. Neydi o soru?

İkinci Lig play off hattında neden genelde aynı takımları görüyoruz? Bu soruyu, son dört yılı baz alarak cevaplayalım dilerseniz.

Son dört yılda Hatayspor ve Bandırmaspor üçer kez; Gümüşhanespor, Menemen Belediyespor, Amed Sportif ve Kocaeli Birlikspor ise ikişer kez play off’a kaldı.

Halihazırda yedi yıllık bir ligden bahsettiğimizi düşünerek, perspektifimizi biraz daha genişletirsek ilk üç yılın rakamları da dahil olduğunda yedi yılda Bandırmaspor’un beş, Hatayspor’un ise dört kez play off’a kaldığını görüyoruz. Tabii, yedi yılı baz aldığımızda Yeni Malatyaspor, Bugsaş gibi takımların da toplamda üç kez play off’a kaldığını fark etmemek çok zor.

DEVAMINI OKU

Köşe Gönderi

Üçten Gelim, Tümevarım

Geçtiğimiz hafta bu satırlarda yayımlanan yazımda 2. Lig’in son üç sezonunda ligin ilk altı haftasına iyi ve kötü başlayan takımlarla lig sonundaki sıralamanın kıyasını yapmıştım. Yazının sonunda ise iki soru belirmişti: Hep aynı takımlar ekseninde şekillenen playoff hattının sebebi neydi? Kulüplerin aradaki yirmi yedi hafta neticesinde gerçekleştirdiği atılımların kaynağı neydi?

Kolay sorudan, ikinciden, başlayalım.

Geçtiğimiz sezonun 6. haftadan 34. haftaya uzanan süreçte atılım yapan takımlarını ele alalım: Kocaeli Birlikspor 11. sıradan 4. sıraya, Kastamonuspor 1966 12. sıradan 3. sıraya yükseldi. Bir önceki sezona göz atacak olursak Gümüşhanespor sondan dördüncüyken ligi beşinci sırada bitirdi, yedinci sıradaki Bandırmaspor ise ligi üçüncü sırada tamamladı.

Bu örnekler, sadece geçen haftadan. Daha evveline uzanacak olursak birkaç örnekle daha çeşitlendirebiliriz bu durumu.

DEVAMINI OKU

Köşe Gönderi

Yalancı Aristo

Aristo, “İyi bir başlangıç, işin yarısının yapılması demektir.” diye söylemiş söylemesine ancak acaba 2. ve 3. Lig’de de iyi bir başlangıç aynı anlama geliyor mu? Bu sorunun cevabını, birkaç yıllık periyodu ele alarak gözlemleyelim. Önce günümüzü özetleyelim. Liglerde 7. haftaya girilirken namağlup takımlar da, sezona yaptıkları transferlerle bomba gibi girmeyi hedeflerken dibi görenler ve hatta ‘nagalip’ takımlar da var.

2. Lig Kırmızı Grup’ta başkentin en zengin takımlarından Keçiörengücü beş galibiyet ve bir beraberlikle namağlup lider. Menemen Belediyespor ise bir puan gerisinde, bir mağlubiyetle, onu takip ediyor. Afjet Afyonspor ve Hatayspor ise dört galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyetle averajla sıralanıyorlar peş peşe. Kastamonuspor 1966 ise üç galibiyet, bir beraberlik ve iki mağlubiyetle play off potasının son sırasında yer alıyor. Grubun son üçü ise 4 puanlı Eyüpspor, 1 puanlı Tuzlaspor ve henüz puansız Mersin İdmanyurdu’ndan ibaret.

DEVAMINI OKU

Köşe Gönderi

Deplasman Golü

Pek meşhur bir repliktir: Arthur Conan Doyle, hafiyesi Sherlock Holmes’a “Bir şeyi gizlemek istiyorsan onu herkesin göreceği bir yere koy!” sözünü söyletmiştir. Komplo teorileriyle dolu kainat sistemimizin o replik sonrasında ölümü gösteren düz çizgiyi çekmiş olması gerekiyor eşyanın tabiatı gereğince. Ancak neler, tabiata uygun gelişiyor ki?

Geçen hafta bu satırlarda Kayseri Erciyesspor’un 11 sezonluk süreçte geldiği noktayı özetlemiş, maçlarına çıkamaz duruma gelen köklü kulübün geldiği noktanın aslında “basit bir deplasman masrafıyla açıklanamayacak kadar derin” olduğunu ifade etmiştim. Olayın derinliği, aslında 3. Lig’e uzaklıktan ibaret. Her şey o kadar net ve ortada ki…

DEVAMINI OKU

Köşe Gönderi

Önyargının Bahanesi Yokluk

Cioran, “Yokluk içinde bir bahanedir ruh; tıpkı hayatın da yokluk içinde bir önyargı olması gibi.” sözünü tabii ki de futbol için söylemedi. Neticede, bir Camus değil kendisi fakat bu sözleri ‘yokluk’ ve ‘önyargı’ kavramlarıyla birleştirerek bir futbol kulübüne odaklayabiliriz. Ancak bunun için de zamanda kısa bir yolculuk yapmamız gerekecek. Bugünden tam 11 yıl önceye gideceğiz bu hafta. 2006-2007 sezonuna…

Süper Lig’de sezona yapabileceği en kötü başlangıcı yapan ve ilk on beş haftada sadece iki galibiyet, dört beraberlik elde eden Kayseri Erciyesspor başladığı kadar kötü bitirir ligi. Sondan ikinci sırayı alarak küme düşer. Fakat Türkiye Kupası’nda bunun tam tersi bir performans sergilemiştir.

DEVAMINI OKU