İçeriğe geç

Kategori: Köşe Gönderi

Açlık Sessizliği

Nuriye ve Semih’in, işlerinin gasbedilmesine karşı başlattıkları açlık grevi bugün 128. gününe girdi. Artık ‘ölümcül sınır’ veya benzeri olumsuz deyişlerin de çok ötesinde, ölümcül bir açlık sessizliğinin pençesindeyiz.

Toplumun çoğu kesiminden yükselen seslerin neden bu kadar yetersiz geldiğini, asıl karşılık vermesi gerekenlerin neden karşılık veremediğini siz de sorguluyor olabilirsiniz. Mahir Kılıç ve Mahmud Sarsak, bu soruların en azından futbol eksenindeki cevabı olarak tarihin çok da tozlu olmayan sayfalarından bizlere göz kırpıyor.

Yorum Bırak

Adını Sen Koy

Arabesk midir, protest midir tartışıladururken aramızdan göçüp giden Müslüm Gürses’in bir şarkısı başlığa konuk oldu bu hafta. “Vuslat mı, hasret mi; adını sen koy” diyor o şarkının dizelerinde Gürses. Futbol yöneticilerimiz, 1989 çıkışlı bu şarkının ilhamını hâlâ diri tutmak adına mıdır bilinmez; isim değiştirip durmaktan beis duymuyorlar. Son olarak bir İstanbul takımı ismini değiştirdi. Ancak öyle takımlar var ki…

Turanspor

Amatör liglere düştüğünde “Ben hep ülkücüydüm” düsturuyla başkanı olduğu Şekerspor’un adını Turanspor yapan ve sadece ülkücü futbolcuları oynatacağını açıklayan Orhan Kapelman’ın takımının ilk isim değişikliği değildi bu. Şekerspor olarak futbol arenasına çıkan başkent takımı sırasıyla Şekerhilal, Şekerspor, Etimesgut Şekerspor, Beypazarı Şekerspor, Akyurt Şekerspor, Çamlıdere Şekerspor, Şekerspor ve son olarak da Turanspor olarak liglerde boy gösterdi.

Yorum Bırak

TFF’nin Hakemleri Hazır

Futbolun oyun kurallarını belirleyen IFAB isimli kurum, bu yıl temasını “Play Fair” / “Adil Oyna” olarak belirlediği bir rapor hazırladı. Bu raporun temelinde topun oyunda kaldığı süreyi artırmak ve oyuncu davranışını geliştirmek var. Ancak, adalet de (ne kadar ironik değil mi) bu raporda yer buluyor kendisine…

Önerilen teknik değişiklikleri es geçiyorum. Havuz medyasında yer almasına rağmen çizgisini bozmayan ender isimlerden Uğur Meleke, bu hafta yazdığı yazısında video hakem uygulamasına gönderme yaparak monitörleri izleyecek hakemlerle, toplam hakem sayısının altıya yükseltilmesini önermiş. Video hakem uygulaması geçtiğimiz yıl bilhassa Başakşehir’in öncülüğünde bir grubun talebiydi ve nitekim şimdilik kabul edildiği, Süper Lig’de uygulanacağı söylenegeliyor. Oysa, Meleke’nin önerdiği gibi altı hakeme çıkarılacaksa; video hakem uygulaması gelmese bile en azından alt liglerde TFF’nin sabit olarak atayacağı hakemler hazır olsa gerek.

Son yıllarda adı en çok skandallara karışan üç hakemi, her ne kadar bir tanesi hakemliği bırakmışsa da, hiçbir video kaydının olmadığı için hakem ve gözlemci raporlarının ‘kutsal kitap’ muamelesi gördüğü 2. ve 3. Lig ile Bölgesel Amatör Lig’de kenarda değerlendirebilir TFF.

Kim mi bu hakemler?

Yorum Bırak

Düşeni Olmayan Lig

Futbolun hikayeleri çift taraflıdır. Bir yanda şampiyonluğun görkemli, çoğu zaman aşırı efor sarf edilmiş, öyküsü; öte yanda bazen son maçta, bazen bir gol averajla küme düşen takımların hüznü kabartır futbolun iştahını.

Peki, bir vakitler bu ülkede hiç kimsenin küme düşmediği bir lig oynandığını söylesem… Hem de bir kez değil!

3. Lig; kurulalı fazla olmayan Bölgesel Amatör Lig’in statüleri kadar olmasa da bir zamanlar çok sık değişen, dinamizmin futboldan önde tutulduğu bir ligdi. İlk olarak 1968 yılında oynanmaya başlanan bu kategoride o yıllarda sadece iki grup vardı ve iki grupta birer takım küme düşüyordu.
Yürürlüğe konulmasından bir sezon sonra takım sayısının arttırıldığı 3. Lig’de, 1969-1970 sezonunda küme düşen takım olmadı. Çünkü statü bunu emretmişti. 1970-1971 sezonunda grup sayısı iki katına çıkarıldı, takımlar bir nebze arttı ve küme düşme yine olmadı.

Yorum Bırak

Dünden Bugüne: Meşrulaşan Şikeler

Karl Marx’ın “Tarihte ilk kez yaşandığında dram olan bir olay; tekrarlanırsa komedi olur” sözü, şikenin tarihçesinde kendisini doğrulamıyor.

Komediden ziyade, trajikomik bir hal var bu hikayelerde… Geçtiğimiz hafta, bu coğrafyada devlet eliyle işlenmiş ilk şikeyi ve soruşturulan ilk şikeyi yazmıştım. Bu hafta da, günümüzden biraz geriye gitmek suretiyle Türkiye liglerinde meşrulaştırılmış veya en azından hakkaniyetten uzak cezalara çarptırılmış şikeleri derleyeceğim.

ŞİKENİN EDERİ KAÇ PUAN?

1974-1975 sezonunda Üçüncü Lig Beyaz Grup’ta düşme hattındaki Feriköy’ün düşmemeyi garantileyen Ödemiş’ten aldığı 3-1’lik galibiyet sonrası TFF Ödemiş’in dört puanını silerek bu soruya cevap veriyor.

Yorum Bırak

Suya Yazılan İddia: Şike

Ömer Hayyam, “Tarih, kainatın vicdanıdır” der. Türkiye futbol tarihi ise, vicdan sızlatan pek çok hadise ile doludur. Bunun başında geçtiğimiz hafta sonlanan lig akabinde Rizelilerin Trabzon camiasına isnat ettiği ‘şike’ suçlaması geliyor maalesef!

Gündeminin çok hızlı değiştiği bir ülkede az çok, iyi kötü bir şeyler karalıyorsanız en büyük handikabınız bulunduğunuz coğrafyadır. Geride bıraktığımız hafta, Süper Lig’in son düdüğü ile beliren ‘şike’ çığlıklarını da geride bırakmamıza neden olacak bir ton olaya sahne oldu. Ancak ben, sık sık suya yazılan bir iddia gibi görünse de zaman zaman belgelenmiş olan bu şike kavramından bazı satır başlarını düşmek istiyorum.

Yorum Bırak