Nodus Operandi

Edebiyat Haber’in “Video Öykü Uygulaması”nda ‘başarısız’ sayılan kısa öyküm.

 

Her zamanki, alışık olduğu, sokaklarda aceleci adımlarla yürüyordu yaşlı adam. Hava beklemediği kadar soğuktu ama yılın bu döneminde, havanın biraz olsun sıcak olmasını beklemek tam bir ütopya olurdu! Kısa şehir turunu tamamlamış olarak evine dönen yaşlı adam dalgın bir edayla ilerlerken ayağındaki bir hışırtıyla duraksadı.

Bu bir film negatifiydi… Eğilip alırken, kendinden emin hali biraz yara almıştı yaşlı adamın. Hafifçe havaya doğrultup şeritteki negatiflerden birisine baktığında bunun açık renkli saçlarını bereyle örtmüş bir çocuk olduğunu fark etti. Şaşkınca çevresine bakan adam, biraz da merakla yoluna devam etmeye koyulmuştu. İçinden bir his evinin yolunda daha başka negatif şeritleri de bulacağını söylüyordu.

Hisleri onu asla yanıltmazdı: Bir banka sıkıştırılmış negatifleri gördüğünde bilgiç bir edayla gülümsedi ihtiyar. Hevesle uzanıp çektiği şeritten rastgele bir tanesini gökyüzüne tutup baktığında, bankta oturan bir çiftin konuşmasından bir kesidin fotoğraflarını gördü. Yüzü bulanıklaşmıştı yaşlı adamın, karmaşık hisler içindeydi… Bu karışık ruh haliyle, yoluna devam ederken bir köşeyi döner dönmez başka bir negatif şeridiyle karşılaştı. Duvara sıkıştırılmış olan şeridi gördüğünde bir an duraksadı. Gülümsemesini engelleyemese de, için için çelişkilerle boğuşuyordu. Yola negatifi görmezden gelerek devam edebilirdi ya da negatifi de alıp, yüzleşerek evine gidebilirdi. Yüzleşmeyi seçti.

Sadece o duvara sıkışmış olanla değil. Evine varana dek bulduğu onlarca negatifle. Posta kutusuna sıkışmış olan birisi, başka bir köşe başında duvara iliştirilmiş olan bir başkası, yola gelişi güzel bırakılmış bir diğeri derken peşinden sürüklediği tonlarca negatifle evine varmıştı yaşlı, yorgun adam. Evine girerken kapattığı kapının dışında, bahçesine dağılmış halde kalakaldı pek çoğu. Evine girerken dışarıda bıraktığı hisleri, geçmişi gibi. Ve elinde kalan son iki şeridi masasına özensizce bırakıp raflara doğru ilerledi.Tanınmıştı. Koleksiyonu, zafer anıları açığa çıkmıştı. Huzurluydu şimdi. Albümünü çevirirken fotoğraflardaki yüzleri birer birer unutmaya başladığını hissetti. Ruhu bedeninden çekilir gibi, öldürdüğü herkes belleğinden kopuyordu adeta… “Saha çalışması” adını taktığı, uluslararası arenada “modus operandi” olarak anılan bilgi toplama aşamasının en çarpıcı anı düşüverdi usuna…

Öldürmek için takip ettiği ailenin, “Bizim bir fotoğrafımızı çekebilir misiniz?” diyerek uzattıkları fotoğraf makinelerinin deklanşörüne bastığı o büyülü an.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Alper Kaya nokta org © 2012, Alper KAYA