Sporx (Röportaj & Yazılar)

~ Röportajlar
- Ümit Bozkurt röportajı / 12 Aralık 2011
(…) Gençlerbirliği’nde Luc Nilis’in yerine yardımcılığa getirildiği haberine mukabil, takımdan ayrıldığı haberi de tez gelince merak edip kendisine sorularımızı twitter aracılığı ile iletişime geçip internet üzerinden yönelttik. Ama gördük ki; Gençlerbirliği macerasına dair, onun da bilgisi bizden fazla değil! (…)
- Erhan Kuşkapan röportajı / 29 Aralık 2011
(…) Erhan Kuşkapan, genç bir kaleci. Genç yaşına karşın Süper Lig’de Ankaraspor’da yedek kalecilik yaptı ve gittiği diğer Ankara takımlarında hep birinci kaleci oldu. Başarılı maçlar çıkarttı, parmak ısırtan performanslara imza attı. Bu haftasonu Alanya deplasmanında bir ritüeli gerçekleştirip “takla attı” ama taraftar buna aşırı tepki gösterdi… Durun, durun. En baştan başlayalım isterseniz. Ve hatta, bırakalım Erhan başlasın… (…)
- Zafer Biryol röportajı / 10 Ocak 2012
(…) Kısa bir süre önce aktif futbol yaşantısını sonlandıran Zafer Biryol, yaklaşık 8 ay önce ailesiyle birlikte Toronto’ya yerleşti. Biryol ile Anadolu kulüplerinin genel sorunları, Türk futbolu ve altyapısı üzerine konuştuk. İşte Sessiz Kral olarak anılan Zafer Biryol ile yaptığımız özel söyleşi… (…)
- Özgür Gözüaçık Akyıldız röportajı / 17 Ocak 2012
(…) Amatör futbol liglerindeki tek kadın çalıştırıcı Özgür Gözüaçık Akyıldız ile, Kadın Ligi’nden; kişisel futbol geçmişi ve gelecek planlarına kadar pek çok şeyi söyleştik. Futbola kadınlar niye girer, neler yapabilir, gelecekte daha iyi olabilirler mi; hepsini konunun erbaplarından pek kıymetli teknik direktörümüze sorduk! (…)
- Keçiören Sportif A.Ş. röportajı / 31 Ocak 2012
(…) TFF 3. Lig 1. Grup’ta yer alan Keçiören Sportif’in Kulüp Başkanı Halit Öngün, Kulüp Müdürü Abdurrahman Kılıç ve Teknik Direktörü Savaş Öcal ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Keçiören Sportif’in sorunlarını masaya yatıran üçlü, Sporx.com’a özel açıklamalarda bulundu. (…)
~ Yazılar
- Sporx ailesine merhaba! / 30 Eylül 2011
(…) Yazanlar kendilerini nasıl hissediyor bilmiyorum ama ben asla televizyondan izlediğim maçın, “maç yazısı”nı yazmam. Kendimi kandırmayı asla sevmem zira. Bunun yanı sıra, tuttuğu takım adına holiganca; yazarken ağzından sinir tükürükleri saça saça kendinden geçenleri de sevmem… Zira benim hayatım sadece tuttuğum takımdan ibaret değil. (…)
- Bir İstanbul masalı / 3 Ekim 2011
(…) Takımlardan birisi, siyasi vakalardan belini doğrultamamış; siyaset-futbol evliliğinin ceremesini fazlasıyla çekmiş. Diğeri ise kulübün kuruluş yılına tezat bir gençlikte, fidan sayılabilecek futbolcularla sahada arz-ı endam eylemekte! İki camia da bir hayli karışık ve daha da önemlisi, maç ligin açılış maçı! (…)
- Kaderini yazanlar / 6 Ekim 2011
(…) Kader kavramını kutsal bir meta gibi sunmaya ve kabullenmeye gerek yok. “Eden bulur”, daha mantıklı geliyor… Herkes kendi kaderini, kendi yaptığı seçimlerle belirliyor… Bunun en güzel örneği Kocaelispor değil mi? (…)
- 9 atmak mı ayıp 9 yemek mi? / 10 Ekim 2011
(…) Gol atana atma demektense, futbolun adaletine sığınıyorum. Eğer ki, içi farklı duygularla çıkıp o golleri atmışlarsa er ya da geç bu adalet tecelli eder ve golü yiyen aslında maçı kazanan oluverir. İnanmıyorsunuz, değil mi? “Hayat da çok mu adil!” diyorsunuz hatta. (…)
- Türk futbolunun ırkçılıkla dansı / 13 Ekim 2011
(…) Afyonspor’un Ermeni vatandaşımız Hrant Dink’in ölümünden sonra “Hepimiz Ogün’üz, hepimiz Türk’üz” dediği gibi, Kazım Kanat’ın da “Aurelio milli formayı giyerse milli maçta ayağa kalkmam” demeci de ortadadır… (…)
- TFF’ye sormuşlar, “Boynun neden eğri?” / 16 Ekim 2011
(…) Play Off sistemi, dünya futbolunda sözü asla geçmeyen ülkelerde kullanılan bir sistem. Bizi koymak istedikleri yer de o ülkelerin yanı. Daha doğrusu, onlar bizim futbolumuzu önemsemiyor. Kaybolan gelirleri ve toplum gözünde yitirdikleri konumlarını önemsiyor. (…)
- Nereden kaybediyoruz? / 18 Ekim 2011
(…) Birkaç hafta önceye gidiyoruz, Türkiye’ye gelene dek çoğu sporseverin adını bile duymadığı Carvalhal’a çeviriyoruz mikrofonları. Beraberlik alan takımını savunuyor Portekizli Hoca: “Takım çok yorgun…” (…)
- Nasıl kazanırız? / 21 Ekim 2011
(…) Bir önceki yazımda “Nereden kaybediyoruz?” sorusunun cevabını aramaya çalışmıştım… Şimdi de “Nasıl kazanırız?” diyorum. Şimdiye dek ‘kazanmış’ ama esas savaşı, isimlerini ortaya koyma savaşını, kazanamamış olanlara karşı saygı duruşuna geçiyorum. (…)
- Diyarbakırspor realitesinin değişkenliği / 25 Ekim 2011
(…) Diyarbakırspor, sahada mücadele ediyor ama asıl mücadelesi yıllardır yeşil sahaların dışında sürüyor. Kulüpleri var eden, armaları formaları ve renkleri mi; yoksa sahiplenildikleri camia mı? Bu konu Diyarbakır için kesinlikle ikincisi. (…)
- Ankara’nın yaşına bak! / 28 Ekim 2011
(…) Bunun dışında, Melih Gökçek’in tüm Ankara kulüpleri üzerindeki etkisi malumunuz. AŞTİ otoparkından alınan paraların Keçiörengücü’ne aktarılmasından, inşaat kamyonlarının hafriyat başına Ankaraspor’a bağış yapma zorunluluğuna kadar türlü ödeneklerle antipati toplanıyor kulüpler üzerinde. (…)
- Truva Atı / 31 Ekim 2011
(…) Truva atı, milattan önce kullanıldı ama şimdi Çanakkale sınırlarında bir başka Truva atı var. Hâlâ kullanılıyor, hâlâ mücadelelerde bayraktarlık yapıyor: Çanakkale Dardanelspor. (…)
- Mağluptur bu yolda galip / 3 Kasım 2011
(…) “Aşk zorlu yokuş, yorulmayalım” der Feridun Düzağaç bir şarkısında. Futbol aşktır, aşk şampiyonluktur; diyerek konuyu şampiyonluklara ve şampiyonluklar neticesi yaşanan yorgunluk hezeyanlarına bağlamak istedim. Şampiyonluk zorlu bir yokuş, peki ya yorulanlar? (…)
- A milli sabit futbol kulübü / 7 Kasım 2011
(…) Bir teknik direktörün B planının olmamasından daha kötü olan tek şey, tahmin edilebilir bir B planı olması
değil midir? Bunun yanı sıra sanki bazı isimler sabit de, milli takım onların çevresinde inşa ediliyor gibi bir görüntü gelmiyor mu sizin dekodere de? (…)
- Merakspor! / 10 Kasım 2011
(…) Bu sezon da bana göre çok ilginç birkaç takımı izliyorum/ izlemek istiyorum uzaktan uzaktan. Sezon sonunda gelecekleri noktaları merak ediyorum! Kimleri mi? (…)
- Türk işi / 12 Kasım 2011
(…) Devasa ego dağlarımızın küskün seher yelleri gibi, ay-yıldıza kavga ambiyansı yapıştı kaldı. Taraftar futbolcu ve teknik heyetle, futbolcu ise taraftarla kavgalı ve de küs. Takımcılığın gölgesi ensemizi karartırken sorumluyu Mister Hiddink olarak bellemek de n’ola? (…)
- Guti’den Vassell yaratmak / 14 Kasım 2011
(…) Vassell, başkente adım atıp da izdiham yarattığında şaşıp kalan İngiliz tabldotlarının aksine; Guti’nin ağlaya ağlaya Beşiktaş iskelesine demir atması Müge Anlı’nın bile ilgisini çekememişti. (…)
- Türkiye Kupası Süper Lig yuvası / 17 Kasım 2011
(…) Rant nerede; Süper Lig’de. O halde onlara zeval gelmesin, aman diyeyim bu paşazadeler incinmesin; biz TFF 3. Lig kulüplerine üvey evlat muamelesi çeksek de olur. Ama unutmayın ağalar, uysal atın çiftesinin pek olduğu vakidir; 3. Lig bir hapşursa Türkiye sallanır… (…)
- Azınlık atkısı / 21 Kasım 2011
(…) Size şimdi azınlık atkısının hikâyesini anlatacağım, sondan başlayarak… Üstelik öyle bir atkı ki bu, lig kupa fark etmiyor. Hatta branş da fark etmiyor ilelebet tek başına tahrik unsuru oluyor. Azınlığın linç bileti. Çoğunluğun haklılık sebebi… (…)
- Asiye nasıl kurtulur? / 26 Kasım 2011
(…) ‘Teşbihte hata olmaz’a sığınıp gelişine dömivoleyi çakalım: Son beş yılda Ankaragücü’nün futbol bazında bir muameleye uğradığına kaçımız şahit olduk? Futbol hayatsa, adı sürekli bazı şahısların gölgesinde kalmış olan Ankaragücü bu hayatın tam olarak neresinde? (…)
- Dejavu / 29 Kasım 2011
(…) Kocaeli’de stadın dörtte üçü kapatılmıştı mesela. Gişedeki görevliye cevabını bildiğim soruyu sordum; “Niye kapandı?” Görevli biraz umursamaz biraz da bezgince omuz silkti: “Kimse gelmiyor ki…” (…)
- Keçiören’in iki yüzü / 1 Aralık 2011
(…) Küme düşse de, zar zor kefeni yırtsa da; belki sadece imkansızlıklardan belki de bilinçli bir tavır olarak sadece gençleri oynatıp Ankara futboluna ekol yaratan Keçiören Sportif AŞ; Keçiörengücü’nün atacağı tüm gollerden daha değerlidir. (…)
- “Taraftarız biz, çekeriz cefa” / 5 Aralık 2011
(…) Siz hiç bu ekonomik sorunların nasıl çözülebileceğine dair analizler okudunuz mu? Yok çünkü! Sadece, bir batağa saplanmış ceylanın bu bataklığa çöküşünü izleyip zevk almaya bakıyorlar. (…)
- Derbi / 7 Aralık 2011
(…) Uğur’un ve Ferhat’ın o nisan akşamı çöken psikolojileri yama tutmamış; patlak vermiştir. İkisi de inişe geçer. (…)
- Futbolcunun ölümü / 10 Aralık 2011
(…) Futbolcu sahaya çıkar. Saha ayırt etmez; çamur, toprak, suni çim, normal çim. Çıkar ve topun peşinde bir ömrünü heba eder. Bunu hobi olarak yapanları bir kenara koyarsak, bunu bir zanaat belleyip; okuduğu okulları aksatıp kariyerine yol vererek yapan nice insan var. (…)
- Bursaspor’un devrimi / 13 Aralık 2011
(…) Sezon başında Gomel’i eleyip Anderlecht’e gerçekten şanssız bir şekilde elendikten sonra TFF’nin skandal bir kararla Trabzon’u Şampiyonlar Ligi’ne gönderip Fenerbahçe’yi devre dışı bıraktığı bir ortamda belki de hakları olan statüyü alamamalarının yarattığı konsantrasyon kaybı şimdiki hale devşirmiştir kendisini… (…)
- 37-0 / 16 Aralık 2011
(…) Haberin ayrıntısına muvaffak olmayı becerebilirseniz, şike demeye utanırsınız. Ama bizim yazılı basını az çok biliyorsunuz; nerede skandal, orada onlar. Yalan da olsa, yalancılıktan beis duymazlar. Revivo’nun da dediği gibi “Türk gazetelerinde doğru olan tek şey günün tarihidir.” (…)
-Masumiyet Karinesi / 19 Aralık 2011
(…) Taraftar ise, benim iki yıl önce bir alt ligde gördüğüm coşkusunu nasıl oluyor da hala muhafaza ediyor anlamak sadece şampiyonluk kovaladıkça tribüne yolu düşen “büyük”lerin taraftarınca zor olabilir ama buna bu topraklarda “Semt Aşkı” adını veriyoruz. (…)
- Gökçek’in Hesabı / 22 Aralık 2011
(…) Hesap sorulsun, kesinlikle haklı. Ancak benim garibime giden tek nokta; bu hesap sorma işlemini hesabı sorulacak işlerin altına imza atan bir şahsın yapmaya çalışması… Nelerin mi? (…)
- Altın Çağ / 24 Aralık 2011
(…) Futbol üç ögeden ibarettir aslında; emekçisi, takipçisi ve stadı. Bu üç ögeden birisi bile yoksa ağzınıza limoni bir tat gelir. Zevkinize gölge düşer. Bank Asya 1. Lig’in 2004-2005 sezonunu ele aldığımızda bir alt ligde aranılan hemen hemen her şeyi sağladığını görebiliyoruz! (…)
- Şampiyonluğu Haketmek / 27 Aralık 2011
(…) Dahası şike soruşturması “tape”lerinde de adının geçmesi, takımı kendisini bir menajerlik şirketi ortağı olarak tanıtan (dikkat buyurun, Eskişehirspor teknik direktörü olarak değil) Bülent Uygun’a tamamen teslim etmesi, dahası ekonomik darboğazı geçme adına kılını bile kıpırdatmaması haklı olarak taraftarları kızdırmışa benziyor. (…)
- 3. Lig Analizi / 31 Aralık 2011
(…) TFF 3. Lig’de dün oynanan maçlar itibariyle birinci yarı sonlandı. Üç gruptan oluşan, toplam elli yedi takımın mücadele ettiği TFF 3. Lig’de bu sezon dörder kulüp küme düşecek… (…)
- Dolar Yeşili Sevdalar / 3 Ocak 2012
(…) Şike soruşturmasıyla yargılanan, hala aklanmamış olan takımların maçlarına neden listenizde yer veriyorsunuz? Adaletse, sağlayın adaletinizi, sıkıyorsa! (Ki burada kastım kesinlikle sadece Fenerbahçe değildir, iddianamedeki altı kulübü de kapsıyor soru) (…)
- Türk Usülü “Amerikan Rüyası” / 7 Ocak 2012
(…) Zaten irili ufaklı 142 adet stadyumun bulunduğu; futbol ortamına bir şekilde bulaşmış herkesin seyirci azlığından şikayet ettiği; varolan stadyumlarda da insanî seyir imkanlarının maalesef mevcut olmadığı gerçekleri göz ardı edilerek, TOKİ’nin yaptığı Seyrantepe Stadı’nı Galatasaraylılara başbakanın bir lütfu olarak görmekten beis duymayan Suat Kılıç’ın açıklaması dahilinde on sekiz yeni stadın yolda olduğu öğrenildi. (…)
- Edirne Futbolunun Kazası / 10 Ocak 2012
(…) Gün itibariyle Keşanspor ligden çekildiğini de açıkladı… Ardından herkes “Federasyon el atmalı, Keşan’ın devam etmesi sağlanmalı” vesaireler dedi ancak sizin oğlunuz öldüğünde “Başın sağolsun” demeyen komşunuz, eviniz yandığında yangına koşar mı? (…)
